Aklımın seyir defteri kitabını okudum. Şu ana kadar okuduğum en yüzeysel ben'di. Hani her kitaptan bir hisse çıkar işte bu kitap «Hamza serzeniş 101» gibi geldi. Kesinlikle memnun değil yazar. Fakat daha yeni bu yazınsal serzenişe başlamış gibi yalın, anlaşılır yazıyor ve öz yazıyor.
Benim söyleyebileceğim (kapasite manasında değil, ağzımdan çıkabilecek manasında) bir şeyler söylüyor. Diyorum ki bunların hepsini bir yüzeysel konuşmada söylerim. Ama bu yazarın kötü, eksik yazdığı anlamına gelmez. Bunların farkına varan, bu derecede olsa düşünen yazar sayısı az kaldı. Sevdim gibi bu abiyi.
Bir çok konuya değiniyor, bölüm bölüm ayrılmış konular. Yalın dille birçok konu hakkında görüşlerini belirtiyor. Bunu yaparken alıntılara da epey yer veriyor. Fazla detaylı yazılar değil; yine de bu tür yazıları okumaya alışık olmayanlar için ideal. Bana az gelen bir kitaptı.
"Bulduğun şey, saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir. Ve oraya bir gün geri döneceksin. Bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. Gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. Yalnızca bu bile, yaşamış olmanın zahmetine değer."
Sayfa 139 - Can yayınları, Çev: Özdemir İnce, 132.basım·Kitabı okudu