Nerden bulurlarsa her zaman zavallı bir kocakarı bulurlar ve kadını tam altı koca saat karşılarında oturtup onun o acınası, duygusuz yüzünü tuvale geçirirler. Bazen de odalarını resmederler. Her türden sanatsal ıvır zıvırla dolu odalardır bunlar çoğu kez: Zamanın ve tozun kahverengiye çalan bir renk verdiği alçıdan el ve ayaklar, kırılmış resim sehpaları, baş aşağı gelmiş bir palet, gitar çalan bir dostun tablosu, boya bulaşığı duvarlar, ardında solgun Neva'nın ve kırmızı gömlekli yoksul balıkçıların göründüğü ardına kadar açık bir pencere... Tüm resimleri boz bulanık, kül rengidir, kuzeye damgasını vuran renktir bu.