Bir gün, bir kafenin terasında elimi tutup bırakmak istemeyen o ihtiyar dilenci gibiyim. "Ah, bayım," diyordu adam, "kötü insan olduğumuzdan değil, ışığı yitirdiğimizden." Evet, ışığı, sabahları, kendini bağışlayan kişinin o kutsal masumiyetini yitirdik biz.