hanabi

"seni sevmez miyim zannediyorsun Nazan?" o sevgiden bahsederken hiçbir zaman ciddi bir yüz takınmaz, hep alaylı gülümserdi. "hiç düşünmedim... zaten mesele senin beni sevmende değil ki." "ya nerede?" "benim seni sevebilmemde. ben seni sevmedikten sonra, sen beni istersen sev, istersen sevme. bunun değeri ne olur? senin değerin, benim sana izafe ettiğim değer, öyle değil mi?"
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
sevmesini bilmeyen insan nefret etmesini de bilmez. bu nevi duygular kalbine uğramamıştı. duygularının ne sivri volkanları ne de uçurumları vardı. ruh alemi düz bir ova gibi yeknesak ve sıkıntılıydı ve varlığı tıpkı bir kutup ovası kimsesizliği ve soğukluğu içinde yaşardı.
bazı insanlar nasıl görmekten işitmekten veya konuşmaktan mahrum olarak sakat doğarlarsa o da öyle bir ruhî âlilik içinde dünyaya gelmişti. onun da ruhî bir sakatlığı vardı. sevmek kabiliyetinden mahrumdu... neden mahrum olduğunu anlamıyor ve sevgiyi başkalarında ona çirkinlik veren bir kambur gibi seyrediyordu.
ıstırap çekmek göğsümüzün içinde bir insan kalbi taşıdığımızı gösterir. ya göğüslerinin içi bomboş olanların hayatının dehşetini düşünüyor musunuz? hissedemeyenler, bağlanamayanlar tek başlarına ve sade kendileri için ve kendileri içinde yaşayanlar... bunlar nedir? bunlar tek başlarına birer kulede yaşayan mahpuslardır. ebediyen tek başlarına... siz böyle bir hayatın ne kadar korkunç olduğunu düşünüyor musunuz? ıstırap çekmek de nihayet hayatın unsurlarındandır. ıstırap çekmek de nihayet yaşamaktır.