hanabi

annem onları dinleme diyor. diğer insanları. senin hakkında kötü şeyler söylüyorlar, ne yapalım, olsun. ben insanları dinlemedim. yapraklara ya da kuşlara kulak verdim. ya da çamurun tekerin altında ezilişine. ya da makineli tüfeğin sesine.
Reklam
karı seviyorum, içinde renk de çok ışık da. ateşi de seviyorum çünkü canlı. insanlar çoğunlukla ölü ateş ise her zaman canlı.
eline aldığında kar zayıf, çabucak eriyor; fırtınada ise öldürüyor. sıtma da öldürüyor, onu yenmek mümkün değil. oysa ben bir sefer yendim. annem söyledi, iki hafta yanıp durmuşum sonra iki hafta gözümü bile açmadan yanmışım. sonra yeniden öğrenmişim yürümeyi. demek ki ben hem zayıfım hem de güçlü. kar ya da ateş gibi. bu güzel.
ben kaybolmayacağım. içimde bir savaş var. her gece. gördüğüm, duyduğum her şeyi içime çekiyor, yutuyorum, gördüğüm, duyduğum, içime çektiğim, yuttuğum her şey savaşıyor. anılar anılarla. düşünceler düşüncelerle...çiçek kokusu çürüme kokusuyla.
deyev çocukların yüzlerine bakmamaya çalışıyordu, hepsinde aynı olan o bakışlara dayanamıyordu, yaşlılarınki gibi bilgece.. kesinlikle kayıtsız. çocuklar böyle bakmamalıydı.
Reklam