hanabi

Reklam
muğlak ve hayal kırıklığı yaratan şeyler yazıyorum. çocukken yazdığım tek tük masal da öyleydi. ormanda büyüyen bir başak vardı. 'nasıl olmuş?' diye sorardı dedem. 'hiçbir fikrim yok.' hikaye burada bitiyordu. dedem bu kadarından memnundu. ben de.
anılarımızın çoğu biz farkına varmadan terk eder belleğimizi, geri kalanları biz yeniden doldururuz, çevreye saçarız, şevkle abartırız, kapı kapı dolaşan seyyar satıcılar gibi methederiz, hikayemize kulak verecek birini ararız. indirimli, yarı fiyatına.