Eğer karşına hayatını değiştirecek bir fırsat çıktıysa, o fırsatı kaçırmamak için ne yapman gerekiyorsa yapmaya hazır olmalısın. Dünya sana isteklerini vermez, sen onları alırsın.
Arturo annesi doğumda ölmüş,erkek dadı tarafından büyütülmüş,babası sürekli seyehatlere giden,hiç öpülmemiş,hiç sevilmemiş procidia adasında yalnız yaşayan,yazları kayığına binip vakit geçiren,kitaplar karıştırarak dünyayı keşfetmeye çalışan,hiç arkadaşı olmayan bir çocuktur.Yaşadıkları evin önceki sahibi kadınları hiç sevmediğinden orası yıllardır oğlanlar evi olarak anılır.O yüzden Arturo hiç kadın sevgisinin ve düzeninin ne olduğunu bilmez.Babası bir gün evlenip Nunziata'yı eve getirene kadar.Onun gelmesiyle evde süren erkek egemenlik değişir. Arturo babasına hep hayranlık duyup onu gözünde çok büyüttüğünden kıskançlık duymaktadır.Daha sonra kardeşi Carmine doğunca aynı kıskançlığı kardeşine de duyar.Anne sevgisini bilmediğinden dolayı üvey annesini o şekilde sevmek ister ama büyüdükçe bu sevgi onun gözünde aşka dönüşür.Babası Wilhem Grace hem Arturoya hem eşine ve oğluna karşı hep ilgisiz ve sevgisizdir.Aslında Arturo'nun sadece sevgiye ihtiyacı vardır. Çocukluk,ergenlik zamanları,büyüme sancıları,sevgi eksikliği, aile üyelerinin iletişimsizliği, düş kırıklıkları,kıskançlığı,hayran olduğu babasının gerçek karakterini görmesi, anne eksikliği, ölüm korkusu, procidia adasında sıkışıp kalmışlığı psikolojik çözümlemeler çok güzel anlatılmış. Anneliği hem yüceltiyor hemde aşağılıyor ayrıca anne yokluğunun üzerindeki etkisi çok güzel anlatılmış. Arturo ebebeynlerini sevmeyi ve hayranlık duymayı bıraktığı ve onlara acımaya başladığı zamanda büyüyor ve onlar tarafından sevilme isteğinden vazgeçiyor ve çok sevdiği adasından sonsuza dek ayrılıyor.