Nazan küçük yaşta annesi ve babasını kaybetmiş teyzesiyle büyümüş bir kız.Güzel,sessiz,içine kapanık çok saf biri.Teyzesiyle mutlu değil tek kurtuluşu evlilik.Karşı apartmanda oturan hukuk öğrencisi Mazhar'a aşık olur.Mazhar da ilk görüşte Nazan'a aşık olur.Hukuk fakültesini bitirince evlenirler.işinde çok iyi bir avukat olan Mazhar anasının ağzına bakan bir kocadır.Süse,eğlenceye, erkeklerle gezmeye doymayan,fettan,cadaloz, kıskanç,dedikoducu,küfürbaz bir kayınvalide olan Hacer yaptığı pisliklerin üstünü namazla,dindarlıkla kapatmaya çalışan bir kadındır.Nazan Anadolu'nun bir şehrinde eşi Mazhar oğlu Haldun ve kayınvalidesi Hacer'le beraber yaşamaktadır.Gelinini oğluna denk görmeyen Hacerin yapmadığı kötülük yoktur.Tanıdığı herkese Nazanı kötüler oğlunu doldurur istediği olmayınca da oğlunu iş çevresine rezil etmekten geri kalmaz.Hatta torununa bile annesini kötüler.Komşuları Rıza Efendi ve Naciye hanım bile bu durumdan yararlanmaya çalışırlar.Evden hiç dışarı çıkmayan, evin her işini yapan evinin hizmetçisi ağzı var dili yok Nazan ne yaparsa yapsın kayınvalidesine asla yaranamaz.Nazan çok çekingen olduğu için kocasına bile hep siz diye hitap eder.Mazhar eşini çok sevmektedir hatta Nazan'a elmas taşlı bir yüzük hediye eder.Hacer hanım çok kıskanır ve Nazandan bu yüzüğü alabilmek için oyunlar oynar.Mazhar kendisine yakın davranmaya çekindiği için Nazanı bir zaman sonra çok soğuk bulur.Evdeki huzursuzluktan bıkan Mazhar sebebinin annesi olduğunu bildiği halde onun laflarına inanarak çok kötü davranır akşamları sürekli bara gider ve bir bar kızına aşık olarak Nazanı boşar. Bar kızı Jale gerçek ismi(Neriman) da Nazanda olmayan tüm özellikler mevcuttur.Mazhar bar kızı Nerimanla evlenir ve Hacer hanım aynı şekilde Nerimanada davranacağını düşünür fakat Neriman Nazan gibi
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
Tiyatroda ağlamak gülmenin bir diğer çeşididir.İkisi de sinir zayıflığından ileri gelir.Eğer ağlamakla ahlak düzeltmek mümkün olaydı dünyada çocuklardan uslu akıllı kimse bulunmazdı...
En doğru hareket, amaca en kolay ulaştırabilecek harekettir.İşin içinde ne kadar yalan dolan, eğrilik büğrülük olursa olsun, siz neticede amaca ulaşmaya bakınız, hakikat işte odur...
Ağızla söylenen yalan ahlaksızlık sayılırken kalemle yazılanı hüner sayılmak, kitap şeklinde para ile satılmak, ileri medeniyetin yazarlara bağışladığı garip bir ayrılacalıktır.