Rilke, "Sizi yazmaya davet eden nedenin kaynağını araştırın, bu sebebin kalbinizin en derin yerlerine kök salıp salmadığını keşfedin" diye yazmıştı. "Ardından kendinize sorun: Yazma hakkınız elinizden alınsa ölür müydünüz? Her şeyin ötesinde, gecenin en sessiz anında şu soruyu yöneltin kendinize: Yazmalı mıyım? Eğer kalp net bir şekilde "evet, yazmalıyım" cevabını verirse, "hayatınızı zorunluluğa göre inşa edin."
"İçeriyi görmek" ifadesi, bir şeyin yüzeyinden onun yüreğine yapılan ve algının duygusal bir bağa yol açtığı harikulade yolculuğu tarif ediyordu. Rilke, "içeriyi görmek" edimini "inceleme" kavramından ayırt etmeye özen gösteriyordu çünkü inceleme yapmanın sadece izleyenin bakış açısını yansıttığını ve bu yüzden sıklıkla hayvanları insanlara benzeterek algılama ile sonuçlandığını düşünüyordu.