Irk kısmen ırkçılık tarihinin bir etkisidir ve onun tarafından icat ve inşa edilmiştir. Fakat ırkın sınırları ve anlamları zaman içinde yalnızca ırkçılığa hizmet edecek şekilde inşa edilmekle kalmamış, ırkçılığa itiraz edilmesine de hizmet etmiştir.
Bir kadın ve bir anne olarak kadın esas itibarıyla sosyal ilişkiler içinde yaşayan bir "konuşan beden"dir. Kadınlık anneliğe ve annelik kadınlığa indirgenemez. Annelik bir işlevdir. İnsanın gelişiminde çok önemli yer tutan bir işlev, ama sadece bir işlev.
İngiliz İngilizce konuşur, Fransız da Fransızca. Bu kadın ya da erkek olmalarına göre değişkenlik göstermez. Öyleyse sorun şudur: farklılığımızı belirlemekte esas unsuru teşkil eden bu evrensel araçlarla aramızdaki ilişkinin doğası nedir?