Anne babası ikisinin de hiçbir şeylerini eksik etmemişlerdi, evet, hayata itmek dışında. Oysa hayat daima daha önce hiç kimse tarafından denenmemiş musibetler taşıyor ve insan hepsinden uzak kalınca böyle kuru kuruya yanıyordu işte, yanmanın bile tadını alamadan.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatın tek doğrusu yoktu, hayatın birkaç ya da bir çok doğrusu da yoktu, hayatın sayısız doğrusu, sayısız yanlışı vardı, her hayat tekti, benzersizdi.
Hayatının nabzı ne kadar düşüktü. sanki hamurunda bir şey eksik bırakılmış, Selda büyüdüğü, her yıl bir yaş daha aldığı halde, hayatın yakıcı tadının alındığı o tamlığa, o biraz azametli olgunluğa varamamıştı.
O gün kapalı kaldığı bu yerde çıkabilmesi için ilk aşması gereken engeli, kapıyı bulmuş olsaydı dönüşün mümkün olduğunu anlayacak, korkmayacak, bu tuhaf alemde yaşananlara büyük bir zevkle katılabilecekti.
Öyle bir iki yıl yetmez tanımak için bir erkeği.
Onlar yalnız mide, bizse yalnız yemeyiz,
Karınları açken tıka basa yerler bizi,
Ama bir de doydular mı kusup atarlar.