Deprem ne tuhaf şey. Ayağımızın altındaki zeminin katı ve hareketsiz olduğuna inanırız. ‘Ayakları yere basmak’ diye bir deyim bile vardır. Ama bir gün aniden öyle olmadığını anlarız.
Yüreğim taştan değil. Taş bazen kırılıp parçalanabilir. Şeklini yitirebilir. Ama insanın ruhu parçalanmaz. O şekli olmayan şeyi, iyi de olsa kötü de olsa, sonsuza dek birbirimizi aktarabiliriz. 
İnsan karşısındakini ağlamaz; ona bakar, ona ağlıyormuş gibi yapar ama asıl kendine ağlar. Televizyondaki dizilere de öyle az aglamam ben. Bilmiyor muyum sanki onların yalan olduğunu? Biliyorum. E, peki neden ağlıyorum? Kendime.