Hande Yıldırım

Bugünden Geçmişe ve Geleceğe, "Her Yerdeki İnsan"
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
122 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2025 22:06
Arkeolojinin "keşif tutkusu"nun değişen biçimlerinin serencamına antik eserlere meraklı, çevrelerince absürt, dâhi ve nüktedan addedilen John Frere, John Aubrey ve William Stukeley gibi isimlerle başlıyor Brian M. Fagan akademisyenliğinin yetkinliğine harikulade hikâye anlatıcılığını ekleyerek. Ardından Avrupa'daki çeşitli bölgelerde değerli eşyalar ve antik eserler bulmak için harekete geçen "ilk kazıcılar"ı anlatıyor. Bu noktada Pompeii ve Herculaneum insanlarıyla "kişi olarak ilişki kurup yakınlaştığımız" bir duygulanım yaşıyoruz. Napoléon Bonaparte'ın meşhur Mısır arkeoloji çıkarmasına ve bilim insanları ekibine geçiyoruz ardından ve 1800'lerde Mısır, kazıcılardan koleksiyonerlere birçok grubun nasıl da gözdesi oluyor, görüyoruz. Biliyorduk belki fakat burada hakikaten görüyoruz. Jean-François Champollion'a hiyeroglifleri çözüp Mısıroloji'yi kurarken, Flinders Petrie'ye sistematik yöntemleri geliştirirken bir kez daha hayran oluyoruz. Ardından maceracılar dönemi geliyor ve elbette Heinrich Schliemann ile Troia'da ve Mykenai'de karşılaşıyoruz ve dünyanın farklı bölgelerinde Austen Henry Layard, Paul-Émile Botta gibi isimlerle. Fagan, bu zaman dilimini "arkeolojinin kahramanlık günleri" olarak şahane bir izlekle tanımlıyor: bilinmeyen eski uygarlıkları, henüz bir bilim olarak arkeoloji tam manasıyla oturmamışken, ortaya çıkarma hevesi. Bu sıralarda Üç Çağ Sistemi, tarih öncesi zamanlara dair bir sistematizasyonla, Christian Jürgensen Thomsen ve J. J. A. Worsaae ile karşımıza çıkıyor. 1870'lere geldik. Bu maceracılık ve koleksiyonerlik, Alman arkeologların Babylon ve Olympia kazılarıyla yavaş yavaş tozlu ama her daim bize yol gösterecek sayfalarda yerini almaya başlıyor. Arkeoloji, amatörlükten kurtuluyor; "meslekten arkeologlar" yetişip yetiştirmeye başlıyorlar.
Arkeoloji
Arkeolojinin Kısa TarihiBrian M. Fagan · Alfa Yayıncılık · 201996 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çocuklar İçin Düşünce Yolculukları #2
10/10
·
Beğendi
İmam Gazzâlî Hazretlerinin “Tehâfütü’l-Felâsife”sinin On Yedinci Meselesi’nde geçen “ateşin pamuğu yakıp yakamaması” bahsi üzerine, İslam’da sebepler ve sonuçlara dair ilahî takdire dair düşüncenin felsefeden nasıl ayrıştığını çocuklara çok tatlı ve esaslı bir şekilde anlatan güzide kitap. İmam Gazzâlî Hazretleriyle küçük bir öğrencisi arasında geçen, Hazret’in bahsine dayalı kurgusal diyaloglardan oluşuyor. Hani çocukken bazı kitapları okuruz, belki okuduğumuz vakit her konsepti, her kelimeyi tam olarak anlayamayız ama büyüdükçe “Ben bu mevzuyu bir yerde duymuştum!” diyerek tâ o vakitten kulağımıza kar suyu kaçırıldığını anlarız. İşte öyle bir kitap. Alımlamaya açık çocuklar ise şimdiden merak salacaktır. Serinin ilk kitabı ise “İbn Tufeyl ile Fikir Adasında Bir Başına”ydı.
İnsan ve İnanç
Gazalî ile Ateş ve Pamuk ArasındaÖzkan Öze · Ketebe Çocuk · 2022117 okunma
Sembollerin İzinde
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Mezopotamya’nın, Anadolu’nun ortak sembolleri ekseninde oluşturduğu mitik, mistik izleğini ilmek ilmek işlemiş Gülşen Funda. Sembolizm sevenler için ayrı, dil kuruluşunun tadına varmak isteyenler için ayrı tat. Kesişim kümesinde ise yaklaşık seksen sayfalık bir “âh” tadı oturuyor.
Edebiyat
FelguGülşen Funda · Ketebe Yayınları · 202086 okunma
Ruh Gıdaları
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2019 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2019 17:10
Mesnevî hikâyelerinin küçüklükten itibaren duyup sonrasında "Aaa, bu hikâye de Mesnevî'denmiş, aşk olsun Hz. Pîr!" dediklerimiz. Özgün bir seçkiyle buluşuyor okurla ve her yaşta, her idrak seviyesinde katman katman açılan manalarına gark ediyor. Hû.
Din
Ben Sağırım EfendimMevlana Celaleddin-i Rumi · Sufi Kitap Yayınları · 2020117 okunma
“Sana Biat Edenler Gerçekte Allah’a Biat Etmektedirler”
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2019 16. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2019 17:10
Akdeniz'in, özellikle Libya'nın ve Trablusgarb'ın Türkler için önemi, dahi, Türklerin Akdeniz, Libya ve Trablusgarb için önemi tarihte göz ardı edilemez bir husus olduğu halde bu meselenin üzerine hak ettiğince düşülmemiş, meseleyi ancak derinlemesine irdeleyenler ve ilgilenenler araştırmıştır. Tabii burada manevî ve aşkın bir ehemmiyetten bahsediyoruz. Turgut Reis, Türk ve dünya tarihi için alelade bir figür değildir. Tiyatrocuların ya da mimarların "alaylı" ve "mektepli" gibi ayrışması ve çoğu zaman mektebin ön plana çıkması gibi Türk tarihinde de Turgut Reis, bütün fedakârlıklarına ve gazalarına rağmen, hürriyet sevdası ve civanmertliği ile sadece ismen bilinen bir figür olmuştur. İşte bu asırlar ve mekânlar aşan güzide çalışma, Turgut Reis'in maneviyatını ve ruhsal çözümlemesini ilk kez gözler önüne seriyor. Manevî baştacı Abdüsselam el-Esmer Hazretleriyle gelişen ilişkisi, ezelî-ebedî rakibi Andrea Doria ve La Valette ile gelişen diyalogları ve "Fatıma" figürü ile kurduğu çok yönlü aşkın bağ düzleminde kendine, kendinde ve kendinden doğru; ilahî aşk üzerine alabildiğine samimi bir Turgut Reis portresi sunuyor. Mim Kemâl Öke Hoca'nın kendi "magnum opus"u olarak tanımladığı bu tamamen tasavvufî remizli bir izlek üzerine kurulu olan anlatı, yalnızca Allah'a biat etmenin önemini vurgularken herhangi bir öğretiyi dikte etmiyor okuruna. Aksine, determinist bir sonuç çıkarsamaksızın arada okura bırakılan boşluklarla, çok boyutluluğuyla, metinlerarasılığıyla ve etkileşimselliğiyle aslında edebî türler üzerinde bir konumda duruyor. Velhasıl, Bahr-i Sefid'i bir de "içeriden" okumak gerekiyor.
Edebiyat
BiatMim Kemâl Öke · Turkuvaz Kitap · 2020194 okunma