Adanmışlık, sadece umutsuz bir duygusallıkla, akılsızca kendini öldürmek gibi bir şey değildir. Bundan çok farklıdır. Adanmışlık en muhteşem şekilde sonsuza kadar yaşamaktır. İnsanlık ancak bu saf adanmışlığa bağlı kalarak ölümsüz olur.
Şimdiye dek ortaya çıktığımız yerler hep kendiliğinden parlak ve görkemli olmadı mı? Bundan sonra artık hiçbir şey demeden, ne hızlı ne yavaş, tam olması gereken tempoda dosdoğru yürüyelim. Bu yol nereye gidiyor? Bunu büyüyen bir asmaya sormalısın. Asma sana cevap verecektir:
"Hiç bilmiyorum. Ama güneşe doğru büyüyorum." Elveda.
"Biz o sıralarda bazı şeylere tüm kalbimizle inanmıştık ve bazı şeylere tüm kalbimizle inanabilecek kişilerdik. O duyguların öylece yitip gitmesi, bir yerlerde kaybolması mümkün olamaz."
Hayır, serinkanlı olmadığım gibi, daima sebatkâr duruşumu koruyor da degilim. Bu yalnızca bir denge sorunu, o kadar. Yüklendiğim ağırlığı taşma odağının sağına ve soluna, alışkanlıkla ustaca dagitiyorum sadece. Başkalarının gözüne serinkanlılık olarak yansıyor olabilir. Fakat bu asla kolay bir iş değil. Göründügünden daha zahmetli. Üstelik denge düzgün bir şekilde sağlansa bile, taşıma odağına yüklenen toplam ağırlık, zerre kadar azalmıyor
.