Hanife Aydın

Hanife Aydın
@hanife_aydn
İnsanın iki seçeneği vardı sanki. Birinci seçenek: Hayat rastlantısal değildir. Mutlak Yaratıcı, mutlak iradesini kasten tecelli ettirerek varoluşa çıkarmakla bana sonsuz değer vermiştir. Yokluktan yaratıldığım için ben bir hiçim, ama sonsuz değerliyim. İkinci seçenek: Varoluşum boş ve anlamsızdır, insan uzay boşluğuna rastgele fırlatılmış, anlamı olmayan bir hiçtir. Ben kendi anlamımı kendim keşfedeceğim, kendi çabamla değer kazanacağım ve varoluşumu bizzat kendim kuracağım.
Sayfa 241·Kitabı okudu
Hanife Aydın isimli okura yanıt verildi
Hanife Aydın
İnsanın sonsuz sevilme talebi bir ihtiyaçtır. Çünkü insan yokluktan yaratılmasıyla birlikte sonsuz bir yol alır ve bu onun sonsuz sevildiğinin, ona sonsuz değer verildiğinin bir göstergesidir. İnsanın tüm yaşam hikâyesi bunun üzerine kurulu. Sonsuz değerliliği bir kere tadan bir insan bunu bir daha asla ruhundan çıkaramıyor."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanın iki seçeneği vardı sanki. Birinci seçenek: Hayat rastlantısal değildir. Mutlak Yaratıcı, mutlak iradesini kasten tecelli ettirerek varoluşa çıkarmakla bana sonsuz değer vermiştir. Yokluktan yaratıldığım için ben bir hiçim, ama sonsuz değerliyim. İkinci seçenek: Varoluşum boş ve anlamsızdır, insan uzay boşluğuna rastgele fırlatılmış, anlamı olmayan bir hiçtir. Ben kendi anlamımı kendim keşfedeceğim, kendi çabamla değer kazanacağım ve varoluşumu bizzat kendim kuracağım.
Sayfa 241·Kitabı okudu
Hanife Aydın isimli okura yanıt verildi
Hanife Aydın
Varoluşunu, Mutlak Varlığa bağlanmaktan kaçınarak elde etmeye çalışır. Narsisizminden aldığı zevkle, kendisini yokluktan varlığa getirene, var kılana kayıtsız kalarak, O'nunla bağını kese rek, O'ndan bağımsız, kendi başına, kendi adına bir varlık kazanmak ister. Böylesi bir tutuma sahip olan insan, hem varoluşun kendisinin mutlak değerli olduğunu kabul etmez, hem de varoluşa isyan eder. Varoluşu bir 'hiç' olarak algılar. Kucağındaki anlamsız ve değersiz hayatla ne yapacağını, ne yapması gerektiğini bilemez. Şaşkınlık ve acı içindeki debelenip durur. Sonra çektiği acılardan dolayı hayata ve kendine karşı öfkeyle dolar.
İnsanın iki seçeneği vardı sanki. Birinci seçenek: Hayat rastlantısal değildir. Mutlak Yaratıcı, mutlak iradesini kasten tecelli ettirerek varoluşa çıkarmakla bana sonsuz değer vermiştir. Yokluktan yaratıldığım için ben bir hiçim, ama sonsuz değerliyim. İkinci seçenek: Varoluşum boş ve anlamsızdır, insan uzay boşluğuna rastgele fırlatılmış, anlamı olmayan bir hiçtir. Ben kendi anlamımı kendim keşfedeceğim, kendi çabamla değer kazanacağım ve varoluşumu bizzat kendim kuracağım.
Sayfa 241·Kitabı okudu
Hanife Aydın isimli okura yanıt verildi
Hanife Aydın
Narsistleşmiş benlik insani zayıflıklarını reddederken, birin ci tutumu benimseyen benliğin kabullendiği varoluşsal mutlak değerlilik halini de tersyüz ederek kendisini değersiz bir hiç ola rak algılar. Kendisini evrene rastgele fırlatılmış bir varlık olarak görür. Anlamsız, değersiz, hiç. Hiçliğin verdiği acıdan kurtulmak için de kendince anlamlar üretmeye çalışır. Değer bulma arayışına girer. Var edilmişlik hali ile Yaratıcının kendisine verdiği mutlak değeri reddeder. Narsistleşmiş bir benlik Yaratıcının ver. diği değerden rahatsız olur. Zira bu değeri kendisi üretmemiştir. Onun amacı değer bulmak, varoluşsal önemini keşfetmek değildir. Onun için tek önemli olan, bu değeri kendisinin üretmesidir. Varoluş imkânının anlamını hiçleştiren benlik, yaşamaya devam etmek için bir çare bulmak zorundadır. Bu çare, benliğin ta kendisidir. Narsistleşmiş benlik, insanın en büyük yükü haline dönüşür. Sık sık hırpalanır. Kabardığı oranda içini boşaltır. Şişen bir balonun içindeki boşluğun giderek büyümesi gibi.