Hanife Aydın

Hanife Aydın
@hanife_aydn
Hapishanede olduğunuzu fark ettiğiniz an, SAVAŞÇI olma yolunda ilk adımı atmış olursunuz.
Reklam
Anlam arayışında ilk adım, kritik ve can alıcı soruları sorabilmektir. İkinci adım ise, soruların yanıtını aramaktır.
Kızgınlık, kişinin benlik sınırlarını ve onurunu korumasına olanak verir. Korku, tehlikeli durumlardan sakınmamıza yol açar. Hüzün, ayrılma zamanı gelmiş bir olay ya da kişiyi simgeler; yeni bir aşamanın başlayabilmesi için, bir devrenin kapanıp bitmesi gerekir. Suçluluk, vicdan duygusunu oluşturmamıza yol açan bir duygudur. Utanma, kendi sınırlarımızı bilmemiz gerektiğini, gücümüzün ne kadar sınırlı olduğunu öğretir. Sevinç, her şeyin yolunda olduğunu bildirir.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Aynalar koridorunda aşk, sevgililerin ideal imgesini yansıtan ama yansıttığı görüntüyü görüntü olarak değil, gerçekmiş gibi sunabilen bir eş, bir sevgili arayışıydı. "Benimkisi aynalar koridorunda bir aşkmış meğer," dedi. "Kendim ile yansımamı birbirine karıştırdığım ve yansımalarımın bağımlısı olduğum bir aşk. Hayat bazen çok karanlık." "Yıldızlar gece çıkıyor. Yıldızları görmek isteyen insan geceye razı olmalı. Hayatının yıldızlarına ulaşmak istiyorsan, içindeki geceye razı olmalısın."
Temaşa etmek insana özgü bir yetenekti. O denizin farkındaydı ama deniz onun farkında değildi. Beyaz'ın sık sık söylediği gibi, insan varlıkların mütalaacısı, tefekkür edicisi, onların üzerindeki anlamların algılayıcısı ve ilan edicisiydi. Bu yönüyle, insan kâinat karşısında özne konumundaydı. Özne olabilmenin en önemli şartı olan bilinçli bir benliğe sahip kılınmış, böylece insana olayların ve varlıkların farkına varma özelliği bahşedilmişti. İnsanı özne kılan Yaratıcı, varlıkları da birer nesne olarak yaratarak, bir özne-nesne ilişkisi düzenleyerek onu diğer varlıkların halifesi kılmıştı. Diğer varlıklardan farklı olarak insana benlik de bahşedilmişti. Bu da onu diğer varlıklardan üstün bir mertebeye oturtuyordu.
Sayfa 264·Kitabı okudu
Reklam