Adamın biri hacca giderken yanına ip ile kova almış, sıcak bir günde yol kenarındaki bir kuyudan bir geyiğin su içmekte olduğunu görmüş.
Kendisi de susadığından o tarafa doğru yürümüş, fakat kuyunun başına geldiğinde suyu geriye çekilmiş olarak görmüş, bu duruma üzülmüş de: Ya Rabbi! Katında benim bir geyik kadarda mı hatırım yok? Onun için suyu yukarı çıkarıyor bana ise geri indiriyorsun." demiş.
Mevlâ Tealâ Hazretleri ona ilham ederek: "O bana güvendi, sen ise ip ve kovana güvendin." buyurmuş.
Efendi babam anlatmıştı: Bir adam bir gün denizde bir gemi içinde iken büyük bir fırtınaya tutuluyor: "Ya Rabbî! Beni bu fırtınadan kurtarırsan, dokuz tane ihlâs suresi okuyacağım." diyor. Fırtınadan kurtuluyor, bu olayı arkadaşlarına anlatıyor, ona soruyorlar: "Vaadettiğin sureleri okudun mu? O da "Hayır okumadım, Allah’ı kandırdım" diyor. Allah’ı kimse kandıramaz, insan ancak kendini kandırır.
Medine-i Münevvere de vuku bulan bir zuhuratta buyuruldu ki:
1 - Çok tövbe ve istiğfar ediniz.
2 - Katiyyen gıybet etmeyiniz.
3 - Söz taşımayınız.
4 - Kur'an-ı Kerim'i çok okuyunuz.
5 - Nafile ibadetlere çok devam ediniz. 6 -Emr-i bil Maruf, Nehy-i anil Münkere devam ediniz.
Boş konuşmalar insanı emr-i bil maruftan alıkoyar, yani marufsuz bırakır.
7 - Aranızda birbirinize karşı hiç buğz olmasın.
8 - Tarikat derslerini illâ tamamlayınız.