Kadın, her şeyden önce, bir eş ve bir ana olarak kabul edilir. Çocukluğundan itibaren evlilik ve annelik konusunda koşullandırılır. Daha küçücük bir kızken kazandığı/kazandırıldığı erkeğe iyi hizmet etme ve saygı gösterme davranışını ilk önce babasına ve erkek kardeşlerine uygulamaya başlar. Sonra evlilik, gelinlik giyme, beyaz tüller, gelin çiçekleri arasında salınarak yürüme... Bu öyle çok yönlü bir koşullandırmadır ki, eski bir reklamı anımsayın: "Her genç kızın rüyası, Zetina dikiş makinası." Sanki genç kızlar başka rüya görmezmiş gibi ...
Bu tür toplumlarda kadınlar için mutluluğa erişmenin tek yoludur evlilik. Belirli bir yaşa gelmiş her kız, mutlaka evlenmelidir. Çünkü evlenmemiş bir kız "ergin" sayılmaz. Çünkü evlenmemiş bir kız tam anlamıyla "kadın" bile değildir. Çünkü evlilik bir kız için tek "başarı ve erinç" kaynağıdır.
.
.
Marjinal Kadın : Ola ki, birinin bana bakmasına "tenezzül" etmediğim için evlenmemişimdir...
Sayfa 60 - Altın Kitaplar