9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 09:23
Veronika, dışardan bakıldığında kusursuz bir hayata sahipmiş gibi görünen bir kadındır. Ancak hayatın monotonluğundan, her günün birbirinin tekrarı olmasından ve gelecekte de hiçbir şeyin değişmeyeceğini hissetmesinden ötürü derin bir anlamsızlık ve varoluşsal sancı yaşar ve intihara kalkışır. Gözlerini açtığında, akıl hastaları için sert ve kasvetli bir sığınak olan Villette Hastanesi'ndedir. Doktoru, kalbinin haplar yüzünden geri dönülemez şekilde hasar gördüğünü ve yalnızca birkaç günlük ömrü kaldığını söyler. İşte kırılma noktası burasıdır: Öleceğini kesin olarak bilen Veronika, ilk kez gerçekten yaşamaya başlar. Kitabın melankolik ismi basta farklı düşündürse de aslında yaşama dair bir övgüdür.
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,5bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 17:34
OL MA DI Kamera bir anda okulun “Mean girl”lerine yönelir. Hani şu çevrelerindeki herkesten farklı görünen; güzel, zengin, kusursuz ve adeta bir bebek gibi özenle yaratılmış kızlara. Korku filmlerinde, gençlik dizilerinde ya da herhangi bir popüler kurguda bu kız grubunun hiç de güven vermeyen bir yapıya sahip olduğunu biliriz. İnsanlar onların çevresinde olmak ister ama hikâye ilerledikçe genellikle en karanlık sürprizlerin onların arasından çıktığını görürüz. Aslında bu, kurgunun en temel ve en zayıf şaşırtma yöntemlerinden biridir. Bir böcek görünce çığlık atacak kadar kırılgan görünen karakterlere cinayetler işletmek, onları karanlık ve kanlı olayların merkezine yerleştirmek yıllardır kullanılan bir anlatı tekniğidir. Mona Awad’ın Tavşan adlı romanı da tam olarak Dark Academia diyebileceğimiz bir atmosferde geçiyor. Romanın başkahramanı Samantha, Warren Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi alan bir öğrenci. Samantha bulunduğu çevrede eğreti duran bir karakter; oraya ait değil. Bu aidiyetsizlik hissini özellikle ‘’Tavşanlar’’ üzerinden görüyoruz. Kitabın ‘’Mean Girl’’leri birbirlerine Tavşan olarak seslenirler. Türkçeye çevriminde kulağı tırmalasa da İngilizce aslı ‘’Bunny’’ oldukça sempatik bir artikülasyon yaratıyor. Ne demiştik? Bu tür karakterler kurgulanırken genellikle bir bebek gibi tasarlanırlar: zararsız, şirin, tatlı ve sempati uyandıran figürler olarak karşımıza çıkarlar. Tam da bu yüzden onların içinden çıkan karanlık taraf okur üzerinde daha büyük bir etki yaratır. Eğer Samantha’nın bu karakterleri kendi zihninde yarattığını, hatta onları birer kurgu karakter olarak inşa ettiğini kabul edersek romandaki bazı detaylar daha anlamlı hâle geliyor. Karakterlere sürekli bebeksi kıyafetler giydirmesi, saçlarını çocuklar ya da porselen bebekler gibi
TavşanMona Awad · İthaki Yayınları · 2024750 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zamanın Şafağı: Teknolojik Kibir ve İnsanın Değişmeyen Kaderi
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 22:10
"İnsan soyu, her şeyi yapabilecek hale geldiği an, kendi kendini yok etmekten başka bir şey düşünmüyor. Tıpkı geçmiştekiler gibi, tıpkı bizim gibi..." Fransız yazar Rene Barjavel'in, bilimkurgu edebiyatının zirve eserlerinden biri olan "Zamanın Şafağı" kitabından alıntıladığım bu cümleler, hem kitabın hem de insanlığın kısa bir özeti gibidir. Eser, Avrupa bilimkurgu geleneğinin —özellikle de Fransız ekolünün— felsefi yapısını taşırken, Amerikan bilimkurgusunun teknolojik heyecanını da bünyesinde barındırır. Zamanın Şafağı, felsefi olarak transhümanizm ile doğrudan ve çok güçlü bir bağa sahiptir. Roman, transhümanizmin henüz bir akım olarak tam anlamıyla yaygınlaşmadığı 1968 yılında, bu düşüncenin en temel vaatlerini ve tehlikelerini masaya yatıran vizyoner bir metindir. Bilindiği üzere transhümanizm; insanın fiziksel ve zihinsel sınırlarını yapay zeka, genetik mühendisliği gibi teknolojilerle aşarak yaşlanmayı ve ölümü ortadan kaldırmayı, yani "insan ötesi" (*post-human*) bir türe dönüşmeyi savunur. Aslen bir film senaryosu olarak tasarlanan bu hikayeyi, 1960'ların sinema imkanlarıyla ve barındırdığı yüksek teknolojik görsellikle çekmek muazzam bir maliyet gerektiriyordu. Bu yüzden proje beyaz perdeye aktarılamadı ve romana dönüştürüldü. Bugün bile bilimkurgu camiasında, *"Neden Hollywood hala bu kitabın telifini alıp dev bütçeli bir film yapmıyor?"* sorusu sıkça tartışılır ve bu durum sinema tarihinin en büyük "kaçırılmış fırsatlarından" biri olarak görülür. 1968 yılında yayımlanan kitap, ironik bir şekilde gelecekten değil, geçmişten bahseder. Hem de 900.000 yıl öncesine ait bir medeniyetin, Antarktika'nın buzulları arasında sıkışıp kalmış hikayesini anlatır. Kitap, günümüzde gerçekleşmiş ya da kısmen gerçekleşmiş birçok teknolojik öngörüyü barındırmaktadır:
Zamanın ŞafağıRené Barjavel · İthaki Yayınları · 202619 okunma
7/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 20:32
Selamlar Siz bahar ayına yüzünüzü döndünüz ama benim seçimlerim hala karanlık bir atmosfer taşıyor canlar.. Gerilim romanım ile geldim yine! ‘’Canavarlar ormanda saklanmazlar; gerçek canavarlar hep göz önündedir!’’ Öyle midir cidden? Chloe Davis, anne babası ve ağabeyi ile küçük bir kasaba yaşıyordu. On iki yaşındaydı ve özendiği genç kızlar ağabeyinin etrafındaydı. O yaz sırayla altı tane genç kız kaybolur.. Yazın sonunda ise babası kaybolan kızların cinayetlerini itiraf ederek hapse mahkûm olur. Aradan geçen yirmi yılın sonunda Chloe psikolog olmuştur! Geçmişi sarsıcı travmalarla dolu genç bir kadının bu mesleği seçmesi ne kadar ironik ise tamda olayların yirminci yıl dönümünde tekrarlanmaya başlaması da bir o kadar ironik değil mi? Aramızda yeni bir taklitçi mi var yoksa? Her ne kadar istemese de olaylarla bir şekilde bağlantısı çıkıyor hatta son kurban da bir gün önce terapisini yaptığı yeni hastası! Karşısına çıkan bir gazeteciden bu konu ile ilgili yardım alması da başka bir olay tabi! Ben kitabın başından beri Chloe’ye kendimi zorlasam da bir türlü ısınamadım, karakter çok belirsizdi, sürekli geçmiş anıları tazeleniyor, haplar kullanıyor, bazı şeyler çok boşlukta sallanıyordu.. Babası ile ilgili tahminim doğruydu ve nişanlısı Daniel’e haksızlık ettiğimi de itiraf edeyim.. Yazım tarzı ustaca, kurgu çok sürpriz değil ama gerilim ihtiyacınızı karşılar nitelikte... Okur kalın canlar!
Karanlıktaki KıvılcımStacy Willingham · Altın KitaplarMurat Karlıdağ · 2026202 okunma
10/10
·360 syf.··
2026 86. kitabı
Stacy Willingham Karanlıktaki Kıvılcım Geçmişte yaşanan acı olaylardan kurtulmaya çalışan bir kadının psikolojik savaşını ele alan bu sürükleyici eser,psikolojik yönünün ağır bastığı sürükleyici bir polisiye gerilim romanıydı. Chloe Davis, henüz on iki yaşındayken kasabalarında altı genç kızın kaybolmasıyla kahrolur.Yaz sonunda katil yakalanır.Bu kişi Chloe Davis in en yakını,güvenli kollarına sığındığı biridir.Babası yaptığı itiraflar sonucunda hapse girer.Aile darmaduman olur.Annesi intihara kalkışır ve artık yürüyüp,konuşamadığı icin evlatları tarafından bakımevine yatırılır.Abisi ile cok sık görüşemesede aralarında bağ kopmamıştır. Yirmi yıl sonra Chloe, Baton Rouge’da başarılı bir psikolog olarak olur.Chloe,çocukluk travmasını yenebilmek başka genc ve sorunlu ruhlara yardım etmek için bu mesleği seçmiştir.Ama hala geçmişin travmalarıyla mücadele etmektedir.İçtiği sakinleştirici haplar ve alkol tek sığınağıdır.Çalıştığı hastaneden istifasını verip kendi yazıhanesini açmak icin bulunduğu yerden ayrılırken karşısına Daniel çıkar.İlerleyen günlerde Daniel ile yakınlaşırlar ve tüm geçmişini sevdiği adama anlatır.İkili tam da evlilik arefesindeyken babasının işlediği cinayetlerin yirminci yıl dönümü yaklaştığı icin gergin olan Chloe’nin bu sefer yeniden çevresindeki iki genç kız kaybolur ve ikisininde cesetlerine ulaşılır.Kendini yavaş yavaş güvenli hissetmeye çalıştığı zamanda geçmişin bir hortlak gibi yeniden patlaması Chloe yi mahveder. Peki sonra ne oldu derseniz? Cevaplar eserde arkadaşlar. Okurken beni bolca ters köşe yapan,finaline kadar gizemini koruyan eserin sonunda ortaya çıkan katil bana süpriz olmadı çünkü o kişiden aşırı şüphelenmiştim arkadaşlar. Chloe nin okuyup psikolog olmasına rağmen çocukluk travmasından kurtulamamış olması okurken beni çok üzdü.Gecmis travmalara
Karanlıktaki KıvılcımStacy Willingham · Altın KitaplarMurat Karlıdağ · 2026202 okunma
Karatay Sözü
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
Bulaşıcı hastalıkların çaresinin haplar değil bağışıklığı güçlendirmek olduğunu, kelle paçanın enfeksiyon hastalıklarındaki gücü, Lugol solisyonunun faydasını, Sodyum bikarbonatlı suyla gargaranın üst solunum yolu hastalıklarına karşı koruyucu olduğunu , İyotlu tuzun tarihçesini, tıptaki önemli yerini, Alüminyum kullanılmasının kas ağrılarına sebep olduğunu, Ülkemizde kurşunsuz benzinin kullanılması için çaba harcadığını , D vitamininin bulaşıcı hastalıklarda koruyucu olduğunu ve D vitamini eksikliğinin ülkemizin olduğu kadar dünyanın da problemi olduğunu ... öğrendiğim bu kitabı kaleme alan, kendisinin ifadesiyle "79 yaşında tıp öğrencisi" halk sağlığı uzmanı Canan Efendigil Karatay'ın okurlarına tavsiyesi bol bol okumak. Öğrenmenin sonu yok.
Karatay SözüCanan Karatay · Hayy Kitap · 2022290 okunma