Bir gün Atatürk'ün doktorlarından biri bana, "Arkadaşınızı hiç kıskanmadınız mı?" diye sordu. Bir süre samimiyetle düşündüm ve ona şöyle cevap verdim: "Belki ilk zamanlar ben niye onun kadar önemli olamıyorum diye düşünmüşümdür. Ama sonra emin olun böyle bir duyguya kapılmadım. Bu duygu şuna benziyor: Ağrı Dağı'nı kıskanabilir misiniz? Ya da gökten geçen bir bulutu? Ya da denizi? Mustafa Kemal'i kıskanmak, işte o kadar akıldışı bir sey benim için."
"... bu ağaç yıllar önce önünde durup bir asker selamı verdiği ağaçtı. Yanındaki şaşıran kişilere, “Ağaçlar, sığındığım gölgeyi, soluduğum havayı, yediğim meyveyi sağlayan askerler gibidir, elbette selam vereceğim," demişti."