Beygir Gücü” terimiyle artık düşünen bir toplumuz. Bir şelaleye, onun ne kadar elektrik enerjisi istihsal edebileceğini düşünmeden artık bakamıyoruz. Kasaplık değerini hesaplamadan, hayvan sürülerinin otladığı bir mera’ya göz gezdirmiyoruz. Modern tekniğin metodlarına tâbi kılmayı arzu etmeden, daha basitliklerini muhafaza eden milletlerin, elle yaptıkları san’at eserlerinin güzelliklerini takdir etmesini bilmiyoruz. Teknik düşüncemiz, haklı veya abes olsun, mutlak olarak kendini ortaya koymak zorundadır. Makina devrimi lüksü, zihnî bir zorunluluğun sonucudur. Nihayet gizli bir ideali olan, devamlı hareket kavramı gibi, makina bir semboldür; bu ruhî ve zihnî bir zorunluluktur ama, canlı bir zorunluluk değildir.