Bir insanın vücudu yıllar geçtikçe yavaşlar; ancak bilinci, bilinçaltından aldığı ilham sayesinde daha aktif, tetikte, canlı ve hızlı hale gelebilir. Zihin gerçekte asla yaşlanmaz.
Hayatın doğum, ergenlik, gençlik, olgunluk ve yaşlanmadan ibaret olduğunu düşünen ve buna inanan bir insan acınacak haldedir. Böyle bir insanın hiçbir dayanağı, umudu ya da vizyonu yoktur. Bu insan için hayatın anlamı yoktur.
Bu tür inanç, nevroza ve her türlü zihinsel anomaliye neden olan hayal kırıklığı, durgunluk, kinizm ve umutsuzluk duygusunu beraberinde getirir.
Bir bakıma, hastalık konusundaki görüşünde haklı olduğunu biliyordum. Hastaydı, ama hayat yüzünden değil, kendisinin hayata bakışı yüzünden... Gereksizlik ve değersizlik duygusu onu hasta ediyordu. Sadece yaşlanmayı bekliyordu, ondan sonra hiçbir beklentisi yoktu. Düşünce hayatında yaşlanmıştı ve bilinçaltı beklediği ve korktuğu her şeyi gerçek kılıyordu.
Korku, zihninizdeki olumsuz düşüncedir. Bunun yerine yapıcı bir düşünce koyun. Korku milyonları öldürdü. Güven, korkudan çok daha büyüktür. Hiçbir şey iyiye olan inançtan daha büyük değildir.
İnsanların en büyük düşmanının korku olduğu söylenir. Başarısızlığın, hastalığın ve zayıf insan ilişkilerinin arkasında korku vardır. Milyonlarca insan geçmişten, gelecekten, yaşlanmaktan, delirmekten ve ölümden korkar. Ancak korku zihindeki bir düşüncedir. Bu kendi düşüncelerinizden korktuğunuz anlamına gelir.