Mehmet Fatih Altın

Affederseniz yüce gönüllü olmaz­sanız, bencil olursunuz, çünkü başkası için dilediğiniz şeyi as­lında kendiniz için dilemiş olursunuz. Nedeni, bunu düşünüyor ve bunu hissediyor olmanızdır. Ne düşünür ve hissederseniz, o olursunuz. Bundan daha basit bir şey olabilir mi?
Sayfa 228·Kitabı okudu
Kişisel Gelişim
Reklam
Tarih ilmiyle meşgul olanı yanıltan diğer bir durum var ki, o da milletlerin ve boyların hâllerinin asırların geçmesiyle değişmekte olduğunu unutmaktır. Bu, pek gizli bir hastalık kabilinden olduğu için,bu hastalığı teşhis etmek zordur. Çünkü bu değişiklikler uzun asırlarda vukua geldiğinden, bunu ancak insanlardan pek az kimse anlayabilir. Bu da dünya ve milletlerin hâllerinin, adet ,inanç ve akidelerinin bir şekilde devam etmesinden, günlerin geçmesiyle bir hâlden diğer bir hâle intikal etmesinden ileri gelmektedir.
Geleneksel üretim biçiminde aileyi açıklayan en iyi pusula gelenektir. Zira gelenek hayatın diğer saha­larına olduğu gibi üretimin planlanmasından payla­şılmasına kadar tüm iktisadi faaliyetlere yön verir. Aile içerisinde iktisadi ilişkiler de geleneğin öngör­düğü çerçevede yürütülür. Aile bireylerinin aile içeri­sindeki konumları bir tüketici olmaktan daha çok bir üretici kimliği ile belirlenmiştir. Dolayısıyla 'işe yaramazlık duygusu' sadece modern toplum insanları­nın muzdarip olduğu bir psikolojik rahatsızlıktır.
Modern toplumlarda ailenin bu özelliklerini yiti­rip sadece bir üretim birimi haline geldiğini ve üreti­min tümüyle ev dışına taşınması süreci sonunda 'ka­dının çalışması' tartışmalarının yapıldığını kolayca tesbit edebiliyoruz. Geleneksel üretim biçiminde aileyi açıklayan en iyi pusula gelenektir. Zira gelenek hayatın diğer saha­larına olduğu gibi üretimin planlanmasından payla­şılmasına kadar tüm iktisadi faaliyetlere yön verir. Aile içerisinde iktisadi ilişkiler de geleneğin öngör­düğü çerçevede yürütülür. Aile bireylerinin aile içeri­sindeki konumları bir tüketici olmaktan daha çok bir üretici kimliği ile belirlenmiştir. Dolayısıyla 'işe yaramazlık duygusu' sadece modern toplum insanları­nın muzdarip olduğu bir psikolojik rahatsızlıktır.
Sayfa 50
Geleneksel üretim biçimi ile şekillenen toplum­larda iktisadi faaliyetler ayrı bir çalışma sahası olarak değil toplum yapısı ile bütünleşmiş birer faaliyet alanı olarak bulunmaktaydılar. Bunun sonucunda ise haya­tın bütününden koparılmamış bir üretim-tüketim den­gesi sağlanmaktaydı. Bu 'hayatla bütünleşmiş iktisat' anlayışı klasik dönem Osmanlı toplumu için de geçerliydi. Toplumda en yaygın üretim ve tüketim birimi aile idi. İktisadi faaliyetlerin aile gereksinimi esas alınarak gerçekleş­tirildiği bir ekonomik çabanın sonucu olarak aile baş­lıca üretim ve tüketim sahası idi. Toplumsal üretim ve tüketim faaliyetlerinin merkezinde aile yer alıyordu. Dolayısıyla aile bireyleri de bu toplumun en küçük üretim biriminin elemanları durumundaydılar. Kadın ise gerek toplumsal açıdan gerek iktisadi faaliyetler açısından bu üretim biriminin merkezinde yer alı­yordu. Bunun sonucunda geleneksel üretim biçiminde kadının iktisadi faaliyet alanlarından dışlandığını veya bu alanlarda yeterince yer alamadığını düşünmemiz mümkün olmaz.
Reklam