Gerçi Müslümanlar, ilimlerin ve fenlerin dallarında pek çok ilerlemeler göstermişlerse de, en ileri ve gelişmiş zamanların, batıl mezheblerin baskın geldigi zamanlar olması; felsefei ve tabii ilimlerle uğraşanların makbul olmayan fırkalara taraftar kişiler olması dikkate değer.
Halbuki islam dininin akıl ve ilime verdiği önem itibariyle bu ruh halinin alimlerin çoğunluğunda ortaya çıkmaması gerekirdi. Bir toplumun gerilemesi ve çökmesi için gerekli etkenlerin çoğu , islam'ın yayılmasından henüz çok vakit geçmemişken ortaya çıkmıştı. Fakat üç beş asır, İslam toplumuyla rekabet edebilecek, üstünlüğe ve galibiyete götürecek sebebleri daha fazla kendinde taşıyan bir topluluk mevcut olmadığı için gerileme hissedilmemiş, hatta ilerleme ve genişleme görülmüştü. Dinlerin hepsinin uğradığı bir varta vardır ki, bundan İslamiyet de yakasını kurtaramamıştır. İnsan tabiatında garip bir aşırılık var. Bunlardan birisi de din duygusunun uğradığı suiistimaldir.