Biraz olsun rütbeli kişiler, kendinden aşağı tabakada olanlara epeyce tepeden bakıyorlar. Sanki onlara yaklaştıklarında kendilerinden bir şeyler gidecekmiş gibi bir korkuları var.
Gerçek bir hikaye.
Zana ve Nadia adlı İngiltereli iki kız kardeş babaları tarafından Yemen'deki iki gence satılır. Kızlar ne olduğundan habersiz tatil yapacakları düşüncesiyle babaları tarafından Yemen'e gönderilirler. İlk Zana gider ve Yemen'e gittiğinde babası tarafından Abdullah adlı birine satıldığı, bundan sonra onun kocası olduğu söylenir. Yemen'e daha sonra gelen Nadia da aynı durumla karşılaşır. İki kardeş her gün çeşitli zorluklarla karşılaşmalarına ve acı çekmelerine rağmen bir gün annelerinin bu durumu öğrenip onları kurtaracağı umuduna tutunurlar.
Bir kız olarak onların ne kadar zor durumlarla karşılaştığını okudukça tüylerim diken diken oldu diyebilirim. Hala bu tür olayların gerçekleşmesi, kadınların eşya gibi alınıp satılması, sünnet edilmeleri resmen insanlık ayıbıdır.
Zana'nın Yemen'den kurtulup İngiltere'ye döneceği zaten başta yazıyor ama Nadia'nın kurtulup kurtulmadığı yazmıyor. İnternetten baktığımda Nadia'nın da kurtulmuş olduğunu öğrendim.
Tıpkı bir cezaevinde yaşıyor gibiydim. Erkekler dışarı yürüyüşe çıkabilir, arabalarıyla gezebilir ve yolculuk yapabilirler; ama kadınların bir yere gitmeleri ya da bir şey yapmaları yasaktır. Günlerin sonu gelmeyen tek düzeliği, insanı çıldırtacak düzeydedir.