Kitabın edebi bir yönü olmamakla birlikte tamamen bu çağın ilişkilerini, dilini yansıtıyor (sosyal medya dili, küfürler). Kitapların iyi/kötü her zaman bize katacağı bir şeyler olduğunu savunuyorum. Bu kitapta da hisleriyle hareket eden Sertab'ın her seferinde çakılmasına rağmen mantığıyla hareket edememesine şahit olacaksınız. Fakat hisleriyle de ilişkilerinde geçici mutluluklar, kariyerinde başarılar sergilediğinide göz ardı etmemek gerek. Kadınla düşüncelerimizin aynı olduğu yerler gibi çakıştığı yerler de oldu, yeri geldi güldürdü, ultra mizah seviyesinin olduğunu söylemiyorum fakat bazen bu tür kafa dağıtıcı, akıcı kitapları da listenize ekleyebilirsiniz zararı olacağını düşünmüyorum. Dikkatimi çeken bir diğer şey; yaşı ilerlemiş olmasına rağmen ergenlikte olduğu gibi popülarite kafası, "havalı" olma çabaları adı altında atılan taklaları gereksiz buluyorum. Çevrenin tepkilerinden ziyade kendine odaklanıp doğru ilerlediğinden emin olduktan sonra geriye kalan hiçbir şeyin pekte öneminin olmadığını destekliyorum ve son olarak; incelememi destekleyen, kitaptan bir tane alıntıyla sonlandıracağım.
" Hayatımın büyük bir bölümünü benden ne olacağını arayarak geçirdim. Hep bir şey olsun istedim, o bir şey öyle büyük olsun ki bana yetsin istedim. Sonra anladım ki, ben birden çoğum. Aynı anda birçok şey olabilirim. Her şeyde en iyi olmama gerek yok, mutlu olayım yeter. O anda mutlu olmak tek gayem olsun; sonra o anlar birleşsin; hayatımda kocaman, şahane anılar olsun. İşte ben bilmeden hayatım boyunca tam da bu olmuştum. Şimdi 35 yaşında, iş kadını, anne, parti kızı, aşçı, sporcu, âşık bir kadınım.°Hiçbirinde bir marka değilim ama çok mutluyum.° Bir deneyin, kessin sizde de çok mutlu olacaksınız."