Harun Küsmüş

Harun Küsmüş
@harunksms
Tutuşmuş Zaman
Uçuşan güvercinler havada Bir rakım özgürlüğü. İzlemliyorum serçeleri. Pencere önünde ekmek kırıklarını. Çokça yokuşlu hayatın Tutuşmuş önümde, kuru otlu bir çayır Ayaklarımda küllenmiş zamanlı zamansız yanan ateşler Tütsülenmiş havayı ayın ışığı deler İçimde boşalmış bir zemberek gbi Zaman ömrümü saran bir engerek gibi. Açıktan kapalıya katlıyor duvarları Sıkışıyorum, sıkıştıkta İçimi ısıtan bir ses fısıltı gibi Giyinmişim okul çantam Sırtımda Hayata hazır olma marşı Cebimde kuruşla, liralar.. Cebimde değersizleşmiş bir hayat telaşı Harun KÜSMÜŞ
Reklam
Sinsi korkularından sabah uyandığında sıyrılmış olmak. Tüm kibir kokusu yayan; irin ve leş kokulu şeyleri sıyırıp atmak, her nerdeyse bilerek. Bilmek sonra; bilirken biriken hiçliğinin farkına varmak ve bulmak. Bulduğunu anlamak, anladığına razı olmamak.. Harun KÜSMÜŞ
Bu daima böyledir. Hadiseler kendiliğinden unutulmaz. Onları unutturan, tesirlerini hafifleten, varsa kabahatlerini affettiren daima öbür hadiselerdir.
Hayat denen bir şey vardı. Paralı parasız insanlar yaşıyorlardı. Kızıyorlar, gülüyorlar, ağlıyorlar, alakadar oluyorlar, seviyorlar, ıstırap çekiyorlar, fakat yaşıyorlardı.
İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz..
Reklam