Hasan Tek

En'âm Suresi 43
“Hiç olmazsa (sıkıntı ve felaket gibi) azabımız geldiği zaman yalvarsalardı. Fakat kalpleri katılaştı, şeytan da yapmakta oldukları (günahları)nı kendilerine hoş gösterdi.”
Sayfa 131 - Server Yayınları·Kitabı okudu
Kur'an Tefsiri
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
En'âm-22: “O gün onların hepsini toplayacağız, sonra da ortak koşan (ve putlara ve putlaştırdığı şeylere tapan)lara: “Hani, eş (ilâh) sandığınız ortaklarınız nerede?” diyeceğiz.” En'âm-23: “Artık onların: ‘Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki biz ortak koşanlardan değildik.’ demelerinden başka (mazeret ve) çareleri kalmadı.”
Sayfa 129 - Server Yayınları·Kitabı okudu
Kur'an Tefsiri
Maide Suresi 3. Ayet Dipnotu
Hayat tarzı olarak İslam dinini beğenmeyenlerin imanından söz edilemez.
Sayfa 106 - Server Yayınları·Kitabı okudu
Kur'an Tefsiri
Nisâ Suresi 123
“(Ey müslümanlar! Allah’ın vaadettiği sevaba ulaşmak) ne sizin boş umutlarınızla, ne de Ehl-i Kitab’ın boş umutlarıyladır (ancak iman ve sâlih amelledir). Kim bir kötülük yaparsa (tevbe edip bağışlanması hariç) onun (karşılığıy)la cezalanır da artık kendisine Allah’tan başka bir dost ve bir yardımcı bulamaz.” Rivayet edilir ki müslümanlardan bir grup, Ehl-i Kitab’dan da birer grup bir yerde otururlarken övünmeye başladılar. Her grup peygamber ve kitapları itibariyle kendilerinin üstün olduğunu ve cennete kendilerinin gireceklerini iddia etmişlerdi. Bunun üzerine bu âyet-i kerîmeler inmiştir. Cenneti hak etmenin yolunun kuruntu ve boş umut değil, tevhîdî bir iman ile amel-i sâlih ve ihsan olduğu belirtilmiştir. Dinî yaşantısı daha güzel olan kişi, hanîf olarak (tevhîdî esasta) Allah’a teslim olan ve İslâm’a uygun sâlih amel yapan, yaptığı amel ve iyilikleri Allah’ın rızasını kazanmak için yapandır; bunlara cennet vaadedilmiştir. Yapılan amel halis ve doğru olmalıdır. Halis olması için yalnız Allah için olması, doğru olması için de İslâm’a uygun olması lazımdır. Bu iki şarttan biri olmazsa amel fâsid/batıl olur. İhlası kaybeden, gösteriş ve münâfıklık yapmış olur. İslâm’a uymayan kimse de sapık ve cahil durumdadır.
Sayfa 97 - Server Yayınları·Kitabı okudu
Kur'an Tefsiri
Nisâ Suresi 32
“Allah’ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri (başkasında olup sizde olmayanı bir eziklik duyarak) arzulamayın, erkeklere kendi kazandıklarından bir pay olduğu gibi, kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay vardır. (Çalışarak) Allah’ın lütfundan isteyin. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir.” Âyet-i kerîmede görüldüğü gibi erkek ve kadınlara, kazandıklarında ferdî mülkiyet hakkı ve kazançta eşitlik ilkesi getirilmiştir. Bu sebeple İslâm dini kadını, cahiliye devirlerinde olduğu gibi bir tutsak/bir köle gözüyle görme veya bir süs, zevk ve sömürü malzemesi olmaktan kurtarıp ilk soyadını koruma, ipotek, hibe, vasiyet, her türlü sözleşme, iffetini koruma ve ‘haramdan sakınmak kaydı ile’ alışveriş hakkını, onların hak arama mücadelelerine gerek kalmadan, altıncı asırda vermiştir.
Sayfa 82 - Server Yayınları·Kitabı okudu
Kur'an Tefsiri