“Sizin İlâhınız bir İlâh (Allah’)tır. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O Rahmân’dır (dünyada bütün yaratıklara merhamet edendir), Rahîm’dir (âhirette yalnız mü’minlere rahmet edendir).”
Kendisinde üstün güç ve hükümranlık görülen; yörüngesine girilip tanrılaştırılan ve tapınılan liderler ve birçok varlıklar olmuştur. Yüce Allah burada, hükmü ve mutlak hâkimiyeti altına girilen ilâhın, bir tek kendisi olduğunu bildirmektedir.
“O halde beni (ibadet ve itaatle) hatırlayın ki ben de sizi (sevap ve mağfiretle) anayım; bana şükredin (ibadetsizlik ve itaatsizlikle) bana nankörlük yapmayın.”
İnsanlardan bir kısmı sahip olduğu dünyalıklarla sevinmekte, övünmekte, diğer bir kısmı da maddî/teknolojik ürünleri icat edenleri veya kendisinde güç görüp kahramanlaştırdığı şahsiyetleri övmekte ve onları şükranla anmakta iken; buna karşılık kendisini yaratan ve sayısız nimetler lütfeden Allah’ın yüceliğini ve O’na şükrünü, kulluk borcunu unutmaktadırlar ki bu da tam anlamıyla nankörlüktür. Allah’a ibadet ve itaatle şükrü yerine getirmek nimeti artırır, basireti açar, berekete vesile olur. Emirlerine muhalefet etmek/karşı çıkmak ve itaatsizlik ise küfür ve nankörlük olup azabı artırır.
Sahabeler Ramazan ayını; sabır ayı, oruç ayı, Kur’an ayı ve sadaka ayı diye isimlendirmişlerdir. Bu yüzden Müslüman, bu ayı gazete ve dergi okuma, tweet atma ayı değil; Kur’an okuma ve sadaka ayı hâline getirerek pratik bir gerçeğe dönüştürmelidir.
Maalesef cihazların kullanımı, Kur’an okumaktan daha fazla olmuştur. Bu da şeytanın kulu aldatmasıdır.
Bugün Ramazan Bayramı’nı üç gün sayan (bu kesinlikle hatadır) avamın hilafına, Ramazan Bayramı sadece bir gündür. Ramazan Bayramı sadece bir gündür; o da Ramazan’ın peşinden gelen gündür. Sonrasının bayramla alakası yoktur.