Retorik – Michel Meyer
Retoriğin kısa tanımıyla başlamak gerekirse: retorik, yalnızca “güzel konuşma” değil, aynı zamanda dinleyici üzerinde etki yaratmayı amaçlayan söylem sanatıdır. Michel Meyer’in aktardığına göre retorik, sofistlere dayanır. Yine Meyer, sofistlerin (sözle inandırma yeteneğine ve sanatına sahip kişi) filozofun antitezidir; retorikse doğru düşüncenin zıddıdır, der.
Meyer üç önemli retorik tanımı öne sürer:
1. Retorik dinleyicilerin manipüle edilmesidir (Platon).
2. Retorik güzel konuşma sanatıdır.
3. Retorik, ikna etmesi gereken ya da ikna etmeyi amaçlayan argüman ve söylemlerin (Aristoteles) sergilenmesidir.
Bu üç anlam birbiriyle çakışsa da aslında retoriğin kullanıldığı alanlara göre her biri farklı şekilde ön plana çıkmaktadır. Örneğin, kişi veya grubu harekete geçirme ve alışkanlığını değiştirme gayesi olan reklamda birinci tanım; edebiyatta ikinci tanım; mahkemede, mecliste veya siyasette ise üçüncü tanım geçerli olabilir.
Meyer, retoriğin olması için üç unsurun gerekliliğinden bahseder: (1) hatip, (2) hitap ettiği dinleyici, (3) hatibin düşüncelerini dinleyicilerine aktardığı araç yani medya. Bu medya, birebir konuşmada “dil”dir. Aynı zamanda yazılı ve görsel imgeler de olabilir. Medyanın gücü, TV, sinema ve sosyal medya gibi kitle iletişim araçlarıyla daha da artar.
Meyer, retorikte bu üç unsurun da aynı öneme sahip olduğunu ve birinin ön plana çıkartılarak diğerlerinin arka plana itilmesinin mümkün olmadığını söyler.
Bu üç unsur arasında bağlayıcı olan ethos-logos-pathos’tur:
Ethos, konuşmacının güvenilirliği ve erdemidir. Meyer iki ethostan bahseder: biri yansıtılan (hatipte olmasa da varmış gibi gösterilen ya da dinleyicinin hatipten beklediği), diğeri ise gerçek (içkin) ethostur.
Logos, rasyonel argüman ve akıl yürütmedir.