8/10
·560 syf.··
2026 3. kitabı
Her ne kadar kalemine ve anlatımına bayilsam da elif şafak okumak gelmiyordu içimden su intihal olayını duyduğumdan beri... Ancak içinde olduğum kitap kulübünün seçimiyle okudum kitabı. Bir su damlasının yeryüzünde döngüsünün çevresinde kurgulanmış ama gerçek olaylardan esinlenilmiş çok güzel bir kitaptı. Asurbanipal, Gılgamış destanı, Hasankeyf, yitirilen su kaynakları, sürekli haksızlığa uğramış, varlıklarından rahatsız olunup yok edilmeye çalışılmış Ezidi halkı, tarihi eserlere sahip cikamayisimiz ve sahip çıkanlar sayesinde ilk kütüphane gibi geçmişimizi tanımaya başlamamız derken daha bir çok konuya değinmiş. Özlemişim Elif Şafak okumayı çok beğendim. Özellikle kitabın sonundaki okura not kısmı mutlaka okunmalı.
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,702 okunma
“Gökyüzünde Nehirler Var”
9/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 22:07
Orijinali, İngilizce dilinde yazılmış bir Türk yazarın romanı:‘There are Rivers in the Sky ’ Öncelikle, bir yazarın iki dilli olması, Türkçe’nin yanısıra İngilizce de düşünüp yazabilmesi büyük avantaj; sanırım farklı dilde sansürlenmeden yazması ona da mesafe ve özgürlük sağlıyor. Bu konuda kendisini takdir ettiğimi de belirtmeden geçemedim. Elif Şafak’ın ‘bu kitabı yazarken çok ağladım’ diyerek bahsettiği son romanı; merkezine tek bir su damlasını metaforik olarak koyan, 2 coğrafyada akan 2 nehir (Thames & Dicle) etrafında gelişen, destansı bir hikâye. Tesadüfün güzeli, kitabın bir kısmını da Ege Deniz’inde su kenarında okumuş olmam.. Kahramanları Arthur, Narin, Züleyha… *Arthur.. 1870’de Londra’da Thames Nehri kıyısında doğan fakir ama zeki bir çocuk. Hayat onu bir gün British Museum girişinde Mezopotamya’dan gelen Asur imparatoru Asurbanipal’ın Kütüphanesi’nin koruyucu Lamassuları (boğa gövdeli kuş kanatlı insan başlı heykeller) ile karşılaştırır. Arthur bundan çok etkilenir ve bu coğrafyayla antik eserleri araştırmaya başlar. Zamanla Asurbanipal’ın Kütüphanesinden gelen kil tabletleri okumayı öğrenir. Bu tutku onu Gılgamış Destanı’nın kayıp Tufan tabletinin ardından yolu Mezopotamya’ya uzanan uzun bir yolculuğa çıkarır. *Narin.. 9 Yaşını dolduran bu Ezidi kızı Irak-Laleş Vadisi’nden getirilen kutsal suyla vaftiz ediliyordu. Doğduğunda sağlıklı bir bebekken, ilerleyen zamanlarda onu vuran hastalık nedeniyle duyma yetisini gitgide kaybediyordu. Doktorun dediğine göre 8 ay sonra tamamen sağır olacaktı. *Züleyha.. küçük yaşta anne ve babasını selde kaybederek yetim kalmıştı. Evliliğinin yıkıntıları arasından sıyrılıp, o da kendini Thames Nehri üzerinde yüzen bir evde bulur. Arthur, Narin ve Züleyha’nın hikâyelerinin farklı zamanlarda geçmesine rağmen, ortak noktalarda buluştuklarını
Roman-Edebiyat
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,702 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gökyüzünde Nehirler Var
10/10
·560 syf.··
2025 71. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 22:01
Sevgili Elif Şafak'tan yine muhteşem, sürükleyici, büyüleyici bir kitap... Üç ayrı koldan farklı yerler ve tarihlerde ilerlemiş gibi görünen; aslında birbiriyle "su ile" ilintili etkileyici bir mistik Mezopotamya hikayesi... Suyun Arthur, Narin ve Züleyha'nın bedenlerinde vücut bulmuş hali... Ayrıca toplumsal olayların yerel halk üzerindeki etkileri de duygusal ve etkileyici bir dille kaleme alınmış. Gılgamış Destanı ile başlayan serüven gerek 1800'lü yılların İngiltere yaşam tarzı, hastalıkları, bakış açıları; gerekse 2000'li yılların Hasankeyf'in sular altında kalmasıyla orada yaşayan yerel halkın yaşadığı zorluklar ve ter.rün bir halkı nasıl korku içinde yaşattığını vurgulayarak toplumsal ve dönemsel olayları da içinde barındırmktadır. Kendi adıma ben bu hikayede gerçekten sürüklendim; sıkıldığım, bitmesini istediğim tek bir sayfa olmadı. Elif Şafak yine yanıltmadı, konuyu işleyişi muhteşemdi, bağlantıları çok kuvvetliydi. Gökyüzünde Nehirler Var Elif Şafak
1000Kitap
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,702 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2025 35. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 16:02
“Su hatırlardı. Unutan insanlardı.” Harika bir Elif Şafak yorumu ile geldim. “Gökyüzünde nehirler var;tek bir su damlasıyla birbirine bağlanan kayıp bir şiirin, iki büyük nehrin ve üç olağanüstü hayatın hikayesi.Kitapta her şey var ,Mezopotamya,Asurlular,Gılgamış Destanı,Viktorya Dönemi’ndeki İngiltere,Dicle Nehri,Hasankeyf ve sular altında kalması,Işid saldırıları,Ezidiler ve yaşam mücedelesi..Bir kısmına tarihsel olarak hepimiz tanık olduk.Konu olarak oldukça yoğun bir anlatıma sahip tarihi bir roman diyebiliriz.Ama bundan da öte kitabın verdiği çok güzel mesajlar vardı ve hepsindeki ortak nokta sevgi ve iyilikti..İnsanları insan olduğu için sevmek yani dil ,din,ırk farketmeksizin sadece sevmek.Kitabın konusu ve dili oldukça akıcıydı,yani başladığınızda su gibi akıp gidiyor.Eleştirmem gerekirse de sonu benim için çok sönük ve belirsiz kaldı,böyle bir bitiş tahmin etmemiştim açıkçası ..Ama genel olarak Elif Şafak seven birisi olarak bu kitabını da sevdim,listenize ekleyebilirsiniz.Keyifli okumalar
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,702 okunma
Suyun insanlar üzerindeki dramı konu konu edişi
9/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 12:46
Gökyüzünde Nehirler Var – Elif Şafak ​"Su her yerdedir ve hiçbir yerdedir. Su, geçmişi, bugünü ve geleceği aynı anda içinde taşır." ​1. Kitabın Merkezindeki Metafor: "Su Damlası" ​Romanın asıl kahramanı insanlardan ziyade tek bir su damlası. Bu damla; binlerce yıl önce Asur Kralı Asurbanipal'in kütüphanesinden, Viktorya dönemi Londra'sının kirli Thames Nehri'ne, oradan günümüz Türkiye'sindeki Dicle Nehri'ne ve modern İngiltere'ye kadar seyahat ediyor. Şafak, suyun döngüsünü anlatırken aslında tarihin tekerrürünü ve hafızanın sürekliliğini işliyor. ​2. Üç Farklı Zaman, Üç Farklı Hikaye ​Roman, birbirine görünmez iplerle (ve suyla) bağlı üç ana karakter ve zaman dilimi arasında gidip geliyor: • ​Arthur Smyth (1840, Londra): Londra'nın en yoksul, lağım kokan kıyılarında doğan ama gökyüzüne ve tarihe meraklı, dahi bir çocuk. Gerçek bir tarihsel figür olan George Smith'ten esinlenilmiş. Gılgamış Destanı'nı çözümlemeye çalışırken kendini Ninova'nın (Musul) kalıntıları arasında buluyor. • ​Narin (2014, Türkiye): Dicle kıyısında yaşayan, sağır olma riskiyle karşı karşıya olan 10 yaşında Ezidi bir kız çocuğu. Narin'in hikayesi, bölgenin kadim acılarına, IŞİD zulmüne ve yerinden edilmeye tanıklık ediyor. Onun hikayesi, suyun "acı çeken" yanını temsil ediyor. • ​Züleyha (2018, Londra): Thames Nehri üzerindeki bir tekne evde yaşayan, boşanmış ve depresif bir hidrolog (su bilimci). Suyun kimyasını biliyor ama "ruhunu" yeniden keşfetmesi gerekiyor. ​3. Ana Temalar ve Bağlantılar • ​Gılgamış Destanı: Tüm karakterleri birbirine bağlayan ortak payda, insanlığın bilinen en eski hikayesi olan Gılgamış Destanı ve özellikle "Tufan Tabletleri"dir. Kitap, hikayelerin bizi nasıl hayatta tuttuğunu ve medeniyetin ne kadar kırılgan olduğunu vurgular. • ​Kültürel Miras ve Yıkım: Şafak,
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,702 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2025 37. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2025 15:17
Elo dino kendi yaşadığı 16.yüzyıl, 17. yüzyıl olduğu tahmin ediliyor Açlık ve sefalett yoksuluktan yöre halkı ve kendisi perişan durumdadır . Henüz 11 yaşında iken Cizre Mir'i yaveri ve köyün ağasının koyunu çalan Elo kendinin ve ailesinin karınını doyurabilmek için her türlü zorluğa ve işkenceye maruz kalır . Durmun daha çok kötüleşmesi üzerine dayanamayan Elo arkadaşalarıyla birlikte Dicle ve Hasankeyf arasında bulunan ve şuan ki ismiyle Qesra Elo Dino denilen yerde Diclen nehri üzerine zincirler vurar . Ordan geçen tüccarlardan haraç toplar ve yöre halkına dağıtır . Zenginden alıp fakire dağıtan Elo ' nun namı bölgede duyulur ve tüm civara yayılır Bölgenin otoritesi olan Cizre Mir'i bundan rahatsız olur ve Elo yu sarayındaki bir yere hapseder ve türlü işkenceler uygular. Elo artık yorgun ve bitkindir. Günlerden birgün Cizre Mir'i Elo yanına gelerek ; Söyle Elo bu kadar eridin bu işkencehanede, bu kadar acı çektin ve çekeceksin de. Bundan büyük acı var mi ki nedamet dilemezsin sen benden? Bu acıdan daha büyük ne olabilir ki başka?" Elo tüm gücünü topladı ve kuruyan dudaklarını zorlayarak açtı ve "Ekmeği ve katığı tebaasına çok gören beyler, paşalar ve sen Mir, bilesin ki bundan büyük acı vardır." dedi, duraksadı, nefesini ayarladı. Kalbinin atışı adeta kulaklarında yankılanır oldu. Mir kaşlarını öfke ile kaldırarak ve sesini daha iyi duymak istercesine yaklaştı. Gözlerinde öfke olan Elo devamla "Bir Allah'ın misafiri yoksul kerpiçhanenizin kapısına geldiğinde, ona verilecek bir lokma ekmeğinizin olmayışından dolayı kapınızı açamayışınız, şu çektiğim nafile bedensel acıdan daha büyük bir acıdır." dedi. Sanki son nefesini verir gibi boşluğa derin bir nefes bıraktı. Tüm gücünü,iradesini bu cümlede tutmuş, bırakmış gibiydi.
Elo DînoDeniz Özgür · Herdem Kitap · 20254 okunma