“Bir kartpostala tek kelimeyle ‘ten’ yazardım.” diye başlıyor Katya … ve sonrasında John Berger devam ediyor. Şaşırtıcı, ruhu ve dimağı şenlendiren bir eser ortaya çıkıyor… Berger tarzı bir anlatım , öyle kuru kuruya değil; içine hayatı, insanı , bedeni öyle bir dille ele alıyor ki , üslubun güzelliğinden mi , Tiziano’nun gerçekliğine Berger’lerin muazzam katkısından mı bahsetsem şaşırdım.
Bakmakla görmek arasındaki o fark , ayırt etme gücü , ayrıntıların dirilmesi, ayrı ayrı ele alınsa bir kitap daha çıkar sanki.
Berger’lerin bakış açısına kapılarak okuduğum kitabın ana öğesi Tiziano resimleri olsa ve ilk bakışta soğuk bir eser gibi gözükse de aslında öyle değil .Sımsıcak bir ortamda hoş , ilgi çekici ve derinlemesine bir sohbet okuduğum.
O kadar çok altı çizilecek yer var ki ! Okudum, okuyun, okutun.
Sevgiler .