9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 09:23
Veronika, dışardan bakıldığında kusursuz bir hayata sahipmiş gibi görünen bir kadındır. Ancak hayatın monotonluğundan, her günün birbirinin tekrarı olmasından ve gelecekte de hiçbir şeyin değişmeyeceğini hissetmesinden ötürü derin bir anlamsızlık ve varoluşsal sancı yaşar ve intihara kalkışır. Gözlerini açtığında, akıl hastaları için sert ve kasvetli bir sığınak olan Villette Hastanesi'ndedir. Doktoru, kalbinin haplar yüzünden geri dönülemez şekilde hasar gördüğünü ve yalnızca birkaç günlük ömrü kaldığını söyler. İşte kırılma noktası burasıdır: Öleceğini kesin olarak bilen Veronika, ilk kez gerçekten yaşamaya başlar. Kitabın melankolik ismi basta farklı düşündürse de aslında yaşama dair bir övgüdür.
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma
8/10
·532 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:36
Merhaba arkadaşlar. Sonunda sıra geldi bizim çocukluğumuzun efsanesine. Hepimizin bir kere dahi olsa okuduğu, minicik baskılarıyla hafızamıza kazınan o efsanenin tam çevirisine. Başlamadan önce ne hissediyorsam bittikten sonra da aynılarına hatta daha fazlasına sahip olduğum eserlerden biri. Onun bilim kurgu yönü o kadar gelişmiş ki artık, onu tanımadıklarından kesinlikle emin olduğum birkaç kişinin yorumuna da özellikle bakmayı tercih ettim. Kimdi o eskimiş bunlar artık zamanı geçmiş teknolojiler gibi bir yorum vardı. Buna çok güldüm. Sorun şurada, bu kitap yazıldığında denizaltında anlatılan teknoloji aslında hiç yoktu arkadaşlar. Beni güldüren kısım da tam olarak bu. Hiç var olmayan bir şeyden sanki varmış gibi bahseden, daha sonrasında bu icat yapıldığında da benzer özelliklere sahip olması uzun yıllar alan bir teknoloji için ‘Bu eski’ diye eleştiri yapılması. Yani buradan ne anlıyoruz? Herkes bilgi sahibi olmadığı konuda bir yorum sahibi. Yani insanlar konuşur, biz kendi işimize bakalım diyebiliriz. Demeliyiz. Kitaba geldiğimizde -nihayet- Nautilus adında denizlerde yolculuk yapan bir denizaltı ve onun kaptanı Nemo ile kurtarılan 3 kazazedenin yolculuğuna konuk oluyoruz. Öncelikle en başa yani 1866 yılına uzanalım. Ve bu kazazedelere odaklanalım. Öncelikle denizlerde korkunç bir canavarın ortaya çıktığı haberi yayılıyor. Pek çok gemi kazasından sorumlu olan bu canavar için çeşitli teoriler ortaya atılırken denizlerde sigorta yapan şirketlerin hızlıca fiyat arttırmaya gitmelerinin kitabın içine sokuşturulması da gizliden bir kapitalist eleştiri olarak karşımıza çıkıyor. Ama buna şaşırmıyorum. Hatta daha ileri gidip bizim içimizde de böyle alçak insanlar olduğunu, bir yangın çıktığında 50 liralık eldiveni 500’e sattıklarını kim inkar edebilir? Deprem olduğunda (6
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201916,2bin okunma
Reklam
10/10
·614 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 18:46
Kitap Yorumu : Lilith'in Gözyaşları 2 | Anna Tsintsadze Karakterler; Meira Shavit / Maria Rosenfeld Nam-ı değer "Albay Arnold Rosenfeld'in kızı, yeni SS birliğinin istihbarat ajanı, analisti ve ideolojik planlama stratejisyeni Maria Rosenfeld" • Uygar Karşah -Karaşah- Cumhuriyet Savcısı → Özet; Ilk kitabın sonunda Meira, Khalil sandığı kişinin aslında Khalil olmadığını öğrenmişti. Onu kaçıran kişi ise Ezra'dır. Mera'nın üçüncü uyanışında Ezra ile yaptığı bir anlaşma vardır; Uygar'ın öldürülmesi ve kaçmasına yardım edilmesi üzerine kurulan bir anlaşma ama şu anki Meira bunu hatırlamıyordur. Ezra onu, sahip olduğu her şeyi geri kazanabilmesi için ilk durak olan Eilat'a ve Shavit ailesinden geriye kalanların yanına götürür. Meira'nın Moshevilik yemini etmeyi reddetmesi ve ailesini öldürdüğü gerekçesiyle cezalandırılır. Tam uç ay boyunca devam eder. Bu süreçte Meira yavaş yavaş kaybettiği anılarını geri kazanmaya başlar. Ve hafızası yerine geldikçe bir şeyi daha net görür; Ezelden beri bedenleri düşman olsa da ruhunun en sadık olduğu kişinin Uygar olduğunu. Onun geleceğine ve onu kurtaracağına inanarak beklemeye başlar. Uygar ise kendisine yapılan ihanetlere ve karşısına çıkan her engele rağmen Meira'yı almaya gider. Bunun sonucunda ise açık bir savaş başlar.Ama bu kez Meira'nın tarafı bellidir. Artık durduğu yer Uygar'ın yanıdır. Yaşadığı kimlik karmaşası, geçmişinin ağırlığı ve yaptığı hataların yükü altında ezilirken hem Uygar'a hem de Mert'e kendisini kanıtlamaya çalışır. Fakat bunun bedeli sandığından çok daha ağır olacaktır... Yorum; Ilk kitap boyunca bize; kurban gibi görünen bir Meira anlattı yazar. kuzu postundaki Meira. Sn Çünkü anlıyoruz ki hikâyenin gerçek kuzusu Meira degil, Uygar'mış. Bize hem magdurun hem failin aynı kişi olabileceğini gösterdi. Mera'nın
Lilith'in Gözyaşları IIAnna Tsintsadze · Lapis Kitap · 2025217 okunma
Qəlb şairi Əli Kərim
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 22:19
Qəribsədim uzaqlarda, Könlüm-gözüm səni andı. Ayrıldığım nə müddətdi, Bir əsrdi, yoxsa andı?.. PDF oxumağa səbri olmayan mən, Əli Kərimin şeirlərini oxumaq üçün bu çətinliyə də qatlandım. Məktəb və gənclik illərimin ən sevdiyim şairlərindən biri olub o. Şeirlərinin çoxunu oxuyanda elə bilirdim ki, misralar birbaşa mənə ünvanlanıb. Kitabxanaya hər gedişimdə onun şeirlərinin çap olunduğu jurnal, qəzet və ya kitab axtarır, tapdığımı böyük həvəslə oxuyurdum. Ürəyim sən deyən çox cavan deyil, Nə qədər dərdini daşıyıbdır o. O qədər sürətlə vurub ki, sənsiz, Bəlkə də lap yüz il yaşayıbdır o! Aradan iyirmi ildən çox vaxt keçsə də, Əli Kərimin şeirlərini yenidən eyni həyəcan və eyni duyğularla oxudum. Bəzi misralar insanın yaddaşında elə iz qoyur ki, illər keçsə də öz təsirini itirmir. Sənin baxışını yığdım gözümə, O xoş ətrini də səpdim evimə. Sözün də qapımın ağzında durdu, O bir hasar oldu hər gələn qəmə. Əli Kərimin şeirlərindən incəlik, zəriflik və səmimiyyət axır. O, özünəməxsus üslubu və təkrarsız poetik dünyası ilə Azərbaycan ədəbiyyatında seçilən şairlərdəndir. Kədər başdan-başa sinəmi tutmuş, Nəfəs almağa da yer saxlamamış. Fəsillər astaca üstündən keçər, Əriməz orada boranlı bir qış. Onun şeirlərini oxumaq sanki insanı başqa bir aləmə aparır. Hər misrada sevgi, həsrət, kədər və ümid bir-birinə qarışır. Qəlb və könül şairi olan Əli Kərim oxucusuna səmimi duyğular bəxş edir. Buna görə də illər keçsə belə, onun şeirləri köhnəlmir, əksinə, hər oxunuşda yeni mənalar qazanır. Şeir oxumaq sərin bulaqdan su içməyə bənzər. Qəlbinizi, ruhunuzu sərinləndirən misraların heç vaxt əskik olmaması diləyilə...
Seçilmiş ƏsərləriƏli Kərim · Lider Nəşriyyat · 200427 okunma
Güven bir kez yıkıldı mı bir daha eskisi gibi olmaz
9/10
·576 syf.··
2026 12. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 03:38
Kitap bir nevi bana tanıdık geldi. Hayatın gerçeği… Bir erkeğin daha ne kadar alçalabileceğini bilmiyorum. Gerçekten sevdiğin birinin canını bu kadar yakmaya değer mi gerçekten? İşin sonunu bilmeden masum biriyle böyle oynamak, onarılamıyacak bir hasar bırakır. Birinin duygularıyla oynamak diğer bütün işkencelerden,cezalardan daha kötüdür. Eğer bir insanı maffetmek istiyorsan duygularını hedef alacaksın. Burda da öyle olmuş. Hardin gibi erkekler maalesef hayatımızda çok fazla var. Duygularıyla oynadıktan sonra özür dilemek bu kadar kolay mı? O güven bir kez yıkıldı mı bir daha asla eskisi gibi olmaz… bundan daha kötü bir acı yok. Bu kitap da olanlar aslında hayatımızda olanların bir nevi yansıması…
AfterAnna Todd · Pegasus Yayınevi · 20191,889 okunma
10/10
·448 syf.··
2026 50. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 03:29
O kadar güzeldi kiiii Resmen bitmesin diye o kadar yavaş okudum ki anlatamam. Bu seriye ilk başladığımda hiçbir fikrim yoktu konusuna dair. Ama her kitabında seriye daha çok bağlandım ben. Ve benim için yeri çok farklı olan serilerden biri oldu Zamanın Gölgesi. Serinin her kitabında duyguları çok net bir şekilde hissediyorum ben. Ve yazarın kalemi bana inanılmaz geçiyor. Şimdi çok azıcık konusuna değinecek olursam; Sidem; ikinci kitabın sonunda öğrendiği gerçeklerle yıkılmış ve ağır bir kaza geçirmişti. (Hemde kocasının gözleri önünde ) Sarp'ın Sidem'i arabadan çıkarma çabası, arabayı yerinden oynatamaması, karısını kanlar içinde görmesi, o anki çaresizliği o kadar güzel yansıtılmıştı ki kırk parçaya bölündüm resmen Kitapta hem kaza anı beni çok sarstı, hem de kazadan sonraki hastane sürecini okumak inanılmaz yıprattı beni. Özellikle Sarp'ın duygularının yanı sıra İzem'in duygularını okumakta çok zorladı beni. (Onun her yıkılışı beni de yıktı diyebilirim ve Sidem'le arasındaki o dostluk bağı inanılmaz hayran bıraktı beni bebeklerim ya) bu kadar duygu karmaşasını yaşadığım hastane sürecinde bana en çok koyan Sidem'in, Bella'nın sesiyle gözlerini açmış olmasıydı. (Anne kız olmak için kan bağı olmamasının en büyük örneği bence bu ikili. İlk kitaptan beri aralarındaki o bağı okumak beni çok etkiliyor. Ki ben Bella' nın olduğu her sahneyi okumaya bayılıyorum ) Kitabımızda beni en çok hayal kırıklığına uğratan olay Sidem' in bu kazayı aslında boşu boşuna yaşamış olmasıydı. Ki sorumlu olan herkes Sarp tarafından çok güzel cezalandırıldı bence.(herkes layığına dedik sonunda) Serinin bu kitabında birbirine daha sağlam bir şekilde bağlanan Sarp ve Sidem ikisini okuyoruz. İlişkilerini daha sağlıklı bir şekilde yürüttüklerini görüyoruz. Çabaladıklarına şahit oluyoruz. Zaten üç
Zamanın Gölgesi IIIEylül B. Yılmaz · Pukka Yayınları · 202638 okunma
Reklam
Reklam