madalyon.
╔══════════════════════════════════════════════════════════════════════╗ ║ ║ ║ Beyaz… ║ ║ Sevgi, masanın kırık ayağı. ║ ║ İbrahim, gönlümü kim put sanır da devirir? ║ ║ Hisarda hasar var. ║ ║ ║ ║ Kanadımda sarılmayan yaralar var. ║ ║ Yara benim değil; ║ ║ bir ananın bağrındaki evlat acısı, ║ ║ atamın gözünde ki kanlı gözyaşı. ║ ║ ║ ║ Beyaz güller, gönlümün kırık incisi. ║ ║ Kor cemre düşer inceden toprağıma. ║ ║ Gözüm aynadaki şeytandan yana, ║ ║ ruhum parmağımda bozuk titrek iğneli oyuncak kaset. ║ ║ ║ ║ Sol yanımda isyan, ║ ║ aklımın ücra köşesinde yerli yersiz figüran. ║ ║ Cehennemin dibinden selamlar… ║ ║ Yürekteki acı eski bir gravürden. ║ ║ ║ ║ İlme kurban gitmiş gecenin siyahından ║ ║ renk almış kadın. ║ ║ Ölüm şairi isyan etmiş annesine:
Çok sevdiğim bir söğüt ağacı var bahçede. Hemen önündeki banka gittim. Geçen yıl bu zamanları hatırladım. Yine yalnızdım. İki yalnızlığımın arasında bacaklarımı karnıma çekip kıvrıldım. Başımı da söğüdün karnına bıraktım. Hasta mısın sen diye düşündüm, çok hasar var gövdende. Keşke konuşsan benimle. Keşke dile gelsen ve konuşsan. Ama dinlediğini biliyorum, sesini duyamamak benim ayıbım. Doğaya kesilen insanlık ayıplarından yalnızca biri. Bu da benim küçük bir ayıbım. Karıncalar yürümüyor ince bileklerimde bugün. Bekliyorum ama gelmiyorlar. Etrafımda birkaç neşeli kelebek var. Aralarında döne döne cıvıldaşıyorlar. Ben kelebekleri değil karıncaları bekliyorum.Üfleyip uçurmayacağıma söz veriyorum kendi kendime. Avare gezinip durmanızı bekliyorum bileklerimde. Ağaç hasta herhalde demiştim ya birden eğilip köklerine bakıyorum. Beklediğim gibi zehirli mantarlar var köklerinde. Ama yaprakların nasıl yeşil nasıl canlılar hala diyorum. Kendime benzetiyorum. Bu benzerlikleri de oldum olası sevmişimdir zaten ben. Didem Madak dinliyorum rastgele. Ne zaman dinlesem gözlerim yaşarıyor, yaş alıyor. Bu rastgele değil. Bu zordur benim gözlerimde. İnanmayacaksın ama zehirli mantarların geçtiği bir dizesi okunuyor şimdi kulağıma: “Orda kimsesiz bir mantarla sohbet ettiğini, bir gün zehrini bize tercüme edeceğini esmer bir kesinlikle biliyorduk.” Hasta ağaçları tercüme edebilir miyim diye düşünüyorum. Daha bugün çok sevdiğim bir çam diğer hepsi yeşiller giymişken sararmış haldeydi. Ben seni severdim dedim. İçimden üzüldüm. Hasta ağaçlar çok hüzünlendiriyor beni. Kim ilgilenir, ilgilenilir mi artık bilmiyorum bile. Ne oluyor içinizde, insanlar gibi acı çekiyor musunuz bilmiyorum. Ama üzülüyorum. Görünce çok üzülüyorum. Didem Madak -Viraj
Reklam
Zararına Çalışan Rafineriler: Çin'in Sessiz Hesabı Mart 2026'da Çin'in Shandong bölgesindeki bağımsız rafinerilerin işleme marjı ton başına eksi 530 yuan'a geriledi. Yani bu tesisler her ton petrol işlediklerinde para kaybediyorlardı. Ve rekor düzeyde üretmeye devam ettiler. Serbest piyasa mantığıyla bu açıklanamaz. Ama jeopolitik mantıkla son derece tutarlıdır. Konuya dönelim. ABD, İran'a yönelik yaptırımlarını 2026'nın ilk yarısında sıkılaştırdı. Nisan ortasında başlattığı deniz ablukasıyla İran petrolünün küresel sisteme erişimini kesmeye çalıştı. Pekin ise buna karşı üç hamle yapmıştı — ve hepsini abluka başlamadan önce. Birinci hamle: Petrol rezervi kalkanı. Çin, 2026'nın ilk aylarında yaklaşık 1,2 milyar varillik stratejik petrol rezervine ulaştı. Bu, 109 günlük ithalat kapasitesi demekti. Abluka başladığında Pekin zaten hazırdı; ABD'nin şantaj değeri fiilen sıfırlanmıştı. İkinci hamle: Hücre sistemi. Sinopec ve CNOOC gibi Çin devlet şirketleri İran petrolünden tamamen çekildi. Bu ticareti, küresel finans sistemiyle entegre olmayan "teacup" (çaydanlık) rafinerilerine devretti. Bu rafineriler ABD yaptırımlarıyla vurulsa bile hasar lokalize kalıyor; Çin'in ana finansal omurgası zarar görmüyordu. Üçüncü hamle: Örtülü sübvansiyon. İşte o eksi 530 yuan marjı burada anlam kazanıyor. Pekin, bu rafinerileri zararına çalıştırarak İran rejimine can suyu taşıdı. Çünkü bu finansal zarar, İran'ın topyekûn çöküşünün getireceği stratejik faturadan çok daha ucuzdu. Çin'in hesabı neydi? Pekin, ABD'nin Ortadoğu'da güç ve kaynak harcamasından stratejik memnuniyet duyar. Ama İran'ın tamamen çökmesi de işine gelmez. İran, Çin için sadece bir enerji tedarikçisi değil; Kuşak ve Yol Girişimi'nin kara koridorunun kilit halkasıdır. On yıllık altyapı yatırımları, bir çöküşün molozları
1000Kitap
Bölgesel bir çatışma sahasındaki aktör davranışlarını incelerken, teorik zarafetin çekiciliğine kapılmak çok kolaydır. Soyut kavramlar, karmaşık ilişkileri tek bir formülde açıklama vaadiyle zihni cezbeder. Ancak sahadaki çıplak güç asimetrisini, devlet kapasitelerini ve paranın somut rotasını göz ardı eden her analiz, bir süre sonra rasyonel görünen ama maddi gerçekliğe çarpan spekülatif bir anlatıya dönüşme riski taşır. Bu makale; dağ hatlarındaki de facto bir hareketin söylemsel stratejilerinden başlayarak, küresel finansal sistemin 2026 yılındaki en büyük yasal bilek güreşine uzanan çok katmanlı bir jeopolitik okumanın hem hikayesini hem de metodolojik muhasebesini sunmaktadır. Bu makale; dağ hatlarındaki de facto bir hareketin söylemsel stratejilerinden başlayarak, küresel finansal sistemin 2026 yılındaki en büyük yasal bilek güreşine uzanan çok katmanlı bir jeopolitik okumanın hem hikayesini hem de metodolojik muhasebesini sunmaktadır. Analizlerin en sık düştüğü hatalardan biri, farklı nitelikteki olguları aynı kategoriye koyarak aralarındaki güç ilişkilerini buharlaştırmaktır. Ortadoğu denkleminde de facto bir aktörün (PJAK/KCK) "öznesiz yapısalcılık" retorisi ile egemen bir devletin (Türkiye) içsel "kakofonisi" yan yana geldiğinde, bunları "her ikisi de küresel yapının kaçınılmaz kurbanları" olarak eşitlemek analitik bir körlüktür. Burada iki farklı dünya karşı karşıyadır: Söylemsel Zırh (Bir Tercih): Devlet dışı silahlı bir hareket için faili belirsizleştirmek ve her gelişmeyi "küresel hegemonik yapıların kaçınılmaz doğa olayları" gibi sunmak ideolojik bir ihtiyaçtır. Bu retorik, küresel aktörler karşısındaki kırılganlığı ve sahadaki bağımlılık ilişkilerini kitlelere açıklayamamanın yarattığı zayıflığı örten bir kalkandır. Kurumsal Gerçeklik (Bir Olgu): Bir
1000Kitap
...şair değilim ben ihtiyar! hasar raporu yazıyorum sadece, stop.
Şiir
Dertli başı tektir bildiği Tepeden tırnağa dolu Varlığı yokluğu buğu Tartı hasar almış Geri sarar huzuru Tik tak geçer zaman Geçiverir kusuru ✒️meliha
Reklam
Reklam