Her insanın derininde kendinden az çok gizlediği, içinde çocukluk dramının aksesuarlarının bulunduğu bir arka odası vardır. Kimseyi sokmadığı bu gizli odasına mutlaka girecek olanlar yalnız kendi çocuklarıdır.
Her ana sadece çocukluğumdan arındırdığı alanlarda empati duyabilir; yazgısını inkâr ettiği için hâlâ görünmeyen zincirlerle bağlı olduğu alanlarda empatiden yoksun davranmaya mecburdur. Aynı şey babalar için de geçerlidir.