Puan vermedi·382 syf.··
2026 8. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 22:23
Kitabın kapağını kapatalı ve rafıma koyalı iki gün oldu; ama içimin titremesi hala geçmedi.Neden bu zamana kadar bekledim ki okumak için? İki şair hükümdarın kılıç ile yaptığı savaşın yanında söz ile yaptıkları savaş… Yavuz Sultan Selim’in şehzadelik döneminden başlayarak Şah İsmail ile ilişkileri anlatılıyor. Bunu yaparken roman çok boyutlu olarak kurgulanmış. Kamber, Aka Hasan, Hüseyin Can, Hasan Can... Bana Yavuz Sultan Selim'i de, gönlü ahuya düşmüş Selimî'yi de; Şeyhlikten Şah olmuş, cihan hakimiyeti derdi ile gönül incisini er meydanında terk etmiş, Şah iken de hatalar eden Hataî olmuş Şah İsmail'i de; Ömer'i yakmış, Sultan ile Şah'ı viran eylemiş, kelamlarına ilham olmuş Taçlı'yı da, Meydanda aynı renk kanın birbirine karıştığı, aynı Allah Allah nidalarının iki farklı taraftan da duyulduğu Çaldıran Harbini de kendi gözlerinden anlattılar. Ben dinledim, onlar beni yaktı ... Ahh!...dedim. Bin kere ahh! Bin kere vahh! Hangi birine, kime nasıl yanayım?! Nasıl bir hal ki bu, nefesim düğüm düğüm oldu boğazımda, ne ağlayabiliyorum, ne konuşabiliyorum.. Dip not :kapaktaki resim ile ilgili, çocukluğumuzdan beri bize Yavuz diye aktarılan resim aslında Şah İsmail’e ait. Ve Çaldıran Savaşı'nın tarih derslerinde verilen yeri ve zamanı bilgisiden çok daha fazlası olduğunu öğreten kitap. Sonuç olarak keyifle okuduğum bir kitap oldu. Ve beni bilmediğim bir konuda araştırma yapmaya yönlendirdi ve yeni şeyler öğrenmeme vesile oldu. Bir kitaptan daha ne isterim?. Okumayanlara şiddetle tavsiye olunur.
Şah ve Sultan (Cep Boy)İskender Pala · Kapı Yayınları · 201238bin okunma
Puan vermedi·390 syf.··
2021 5. kitabı
7 yıl sonra yeniden Şah ve Sultan’a başladım kitaba dair birkaç info; 1. Kitap ikizlerin dilinden anlatılıyor. Fakat kader birbirinden habersiz bu ikizlerin birini Şah’ın yanında, diğerini Sultan’ın yanında yaver-sağ kol yapıyor. 2. Hep diyorum Şah’da Sultan’da paralel evrende birbirinin çok benzeri. İkisi de ince düşünen, kuvvetli, stratejik zekaya sahip, yetenekli, şair ruhlu, zeki adamlar. Bence birbirilerinin aynılar. (Şah, annesini-Sultan, babasını katletmiş.) Bu bile ne kadar benzediklerine aşikar. 3. Yavuz’u zaten biliyoruz ancak Şah’da hiç azımsanmayacak bir siyasi zekaya ve güçe sahip. Erken yaşta otorite sahibi olmuş ve bilinçli adımlar atarak yükselmiş. 4. Hayallerimdeki mesele, daha önce bunun twetini bile atmıştım. Dost olsalardı dünya nasıl bir yer olurdu diye. Ama evet, bu dünya ikisine dar gelirdi. (Olay Sultan’ın tebdil derviş kılığında Şah’ın yanına satranç oynamaya geldiğinde yaşanıyor. 5. Şah’ın da Sultan’ın da garip fantezileri kitabın aşırı sarmasını sağlıyor. Örn; Şah’ın Özbek Hanı Şeybani’nin kafatasında şarap içip yüzünü gözdağı olarak Osmanlı’ya göndermesi ya da Sultan’ın, Şeyh Muhiddin Arabi’nin kitabını okuyarak kitaptaki ipuçlarından kabrini bulması gibi 6. Şah’ta beni en çok etkileyen şeylerden biri; Ortadoğu’ya hükmeden o büyük Şah’ın, hep mutsuz, memnuniyetsiz,hüzünlü bir ruh hali olan,yatağında kılıçla uyuyan Taçlı Hatun’un karşısında tir tir titremesi delice sevmesi fakat ona dokunamaması.. Şah’ın eşi karşısındaki ince ruhu 7. Birbiri arasında konuşmalarında incelik yapıp hep karşı tarafın ağzını kullanmaları mektuplardaki güçlü edebiyat dili aşşırı keyif veriyor okurken. Bu yazışmalar kitap boyu sürse okurdum. En sevdiğim kısım olabilir. 8. Şah’ın Çaldıran Savaşı’ndan önce Hıtay diyarına ait-yöneten anlamına gelen “Hıtâyi” mahlasını
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202538bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·756 syf.··
2025 46. kitabı
Türkiye'de toplumsal hareketin alttan gelen (köylü) hareketin etkisiz olması Osmanlı Devleti döneminde veya Türkiye Cumhuriyeti döneminde devleti yöneten etki(iktidarı) siyasi olarak takip bir hale gelememesidir. Osmanlı Devleti zamanında köylü hareketleri daha çok yeniçerilerin bölgesel güç olarak şehrin emini de alaşağı ettiği durumlarda ya da din bezirganları tarafından yapılan başkaldırı ile olagelmiştir. Bunlardan en önemlisi Osmanlı Devleti'ni sarsacak derecede tarihimize kara leke olarak iz düşen Celali İsyanları ve Simavna Kadısı Şeyh Bedrettin'in başkaldırıları olmuştur. 1930'lu yıllara gelindiği zaman ise, köylü hareketlerinden söz etmek mümkün görülmüyor. Köylü temalı bir hareketlilik aydın eliyle oluşturmak için kampanya edebiyat aleminde yeni bir akımın müjdesi durumuna geldi. Yakup Kadri'nin "Yaban" romanı bu konuda önemli bir yer tutması ve Osmanlı Döneminden Yunus Emre'yi, yine Osmanlı döneminde doğmuş Cumhuriyet dönemini de görmüş Aşık Veysel harekete geçirilmesi devamında da Köy Enstitüleri eliyle köylü insanının dünyasını anlamak, anlatmak, üretime katkısını arttırmak, köylü bilincini yukarıya çekmek istenilmesi bir proje kapsamında düşünülmektedir. Köylü hareketinde yardımlaşmanın üst seviyede olması, toplumun yiyeceğini ürettiği için dikkatli olması gerektiği, bilimsel tekniklerden azami derecede faydalanması, üretimin üst seviye çıkması, ekonomiye katkısı gibi değişik etkenleri içinde barındıran bir ekolojidir. Bilinçli hareket bir nicelik kadar niteliğinde olması gerektiğini anlatır. Kâmâlist Devrim köylü hareketini anlamak istemiştir ama anlamamak için çaba göstermiştir. M. Kâmâl'in ülkeyi yenileme için mücadele verdği yıllarda müziği çok seven birisi olarak Türk Halk Müziği tınısının insanı miskinliğe, uyuşukluğa ittiği kanısı meydana
Aydın Üzerine Tezler 4Yalçın Küçük · Tekin Yayınları · 199029 okunma
8/10
Ünlü yazar Azize Caferzade`nin 3 parça olan bu romanı XVI yüzyılın başında, coğrafi açıdan mevcut komşu bölgelerde meydana gelen savaşların ve dini çekişmelerin, Azerbaycan'da Safevi devletinin yaşamını, qızılbaşların ve Şah İsmail Hatai'nin kral, kumandan, şair gibi yaşamı hakkındadır.
Bakı 1501Əzizə Cəfərzadə · Kitab Klubu · 2015102 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2024 178. kitabı
Çağdaşları ve hayranlarının "sâhib-i seyf ü kalem" (kılıç ve kalem sahibi) diye nitelediği Şah İsmail, Türk edebiyatının en önemli şairlerindendir. Şiir yazacak derecede Arapça ve Farsça bilmesine rağmen daha çok Türkçe yazarak Türk edebiyatının gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Şiirlerinde sade halk Türkçesini kullanan Şah İsmail'in az sayıda Farsça ve Arapça şiirleri de bulunmaktadır. Nasihatnâme Şah İsmail Hataî'nin Safevî yol taliplerine Alevilik/Kızılbaşlığı anlatmak için yazdığı bir eserdir. 184 beyitlik Mesnevî tarzında yazılan eserin son beytinde Şah İsmail Hataî şöyle diyor: "Nasihatnâme yazdım dervişâne, Cihândâ kâlmâğiçün bir nişâne." Küçük bir eser olmasına rağmen irfanî ve Alevî birçok hikmet içermektedir. Eser hem çeviri yazı yapılmış hem de günümüz Türkçesine aktarılmıştır. Bunun yanında eserde yer alan konular "açıklamalar" başlığı altında detaylıca açıklanmıştır.
NasihatnâmeŞah İsmail Hatayi · Kalender Yayınevi · 20246 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Şah İsmail Hikâyeleri Üzerine İzleksel Bir Değini “Şah İsmail Hikâyeleri” Yazar Hayrettin İvgin’in, Ocak 2025'te, Kültür Ajans Yayınları etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu, doksan altı sayfa hacmindeki eseridir. Kitap, konusu dâhilinde değerlendirmeler, kaynaklar ve derlemeler üzerinden yol alınmaktadır. Ayrıca tarihi bir şahsiyet olarak Şah İsmail’in ölümünün 500. yılı münasebetiyle bu eserin neşredilmesinin anlamı olduğunu düşünüyorum. Hikâyelerin içeriğine girmeden, etraflıca bir değini de bulunmak istiyorum izninizle. Kitapta yer alan Şah İsmail hikâyelerinde mücadelenin, acınız, hüznün, kederin, kavuşamamanın işlendiği aşk-sevda hikâyeleri daha çok yer almaktadır. Anlatımlarda doğaüstü hadiselerle beraber, destanlaşmış bir üslup kendisini hissettirmektedir. Daha öz manada, siyasi devlet adamlığı ve Şiîlik anlayışından ziyade Şah İsmail etrafında oluşturulmuş hikâyeler, anlatılar, masallar (nağıllar), sevdalar ve şiirlerle oluşturulmuş bir kültür adacığının önde tutulduğunu söyleyebiliriz. Hikâyelerden, “Şah İsmail ve Gülizar Hanım”, ”Şah İsmail ile Gülperi Hikâyesi” Ayrıca Şah İsmail hikâyeleriyle benzerlikler gösteren “Güzel Ahmet Masalı” gibi bir kısmını burada sıralayabiliriz. Bunların Azerbaycan, İran, Anadolu ve hatta Balkanlar ve Kırım varyantlarıyla birlikte verilmesi dikkat çekicidir. Çeşitli varyantlarıyla verilen örnek hikâyelerde ki benzeşen ve ayrışan yönlerini de böylelikle görmekteyiz. Gerek toplumumuzda gerekse de ruh coğrafyamızda etki alanına şahit olduğumuz bu hikâyelerle anlatma, nakletme yani sözlü kültürümüzün ulaşmış olduğu noktaları da görmemiz açısından önemli buluyorum. Hikâyelerin bir kısmını Hayrettin İvgin Hoca gün yüzüne çıkarmış olmakla birlikte birçoğunu da on dokuzuncu yüzyıldan günümüze değin çok kaynakta ve anlatılarda yerini
Şah İsmail HikayeleriHayrettin İvgin · Kültür Ajans · 20241 okunma