Millet kültürünün ağacını dikecek ve millet ruhuna hayat getirecek nesiller, inanışla sevgi mâbedinin mihrabında önce tövbe etmeli, sonra da inanmayı ve sevmeyi öğrenmelidirler.
Fakat yüce tanrım sabretmek yarattığın biz kulların için ne kadar zor, çünkü yanan yüreği canlı bedenimize sen koydun ve yeryüzündeki ömrümüzün ne kadar kısa olduğu bilincinin ve korkusunun tohumlarını Derinlerde Bir yere Sen yerleştirdin. Bizler biliyoruz Yüce Tanrım, ömrümüzün son baharı çok yakındadır ilkbaharın yazı ise hiç uzun değildir Bu nedenle böyle bir sabırsızlık çalkalanır kanımızda, bu nedenle büyük bir açlıkla uzanır elimiz sevdiğimize almaya ve fani şeylere bile hemen sevinmeye; Zaman geçtikçe yaşlanırken beklemeyi nasıl öğrenelim, bir gecede ölüp giderken nasıl sabredelim, zaman sönmeyen ateşi ile peşimizde erken nasıl yanmayalım, ölüm arkamızdan koşarken nasıl acele etmeyelim?