"... Bütün çağların trajedisi bu. Ku-ya-ra: 'Kumda yatma rahatlığı. A-da-ko; 'Ağaç dalı kompleksi.' Şimdi kumda yattığım için kuyara diyorum. Kuyara alışılmış tatların sürüp gitmesindeki rahatlıktır. Düşünmeden uyuyuvermek. Biteviye geçen günlerin kolaylığı. Ya adako? Ağac dalindaki gövdeden ayrılma eğilimini fark ettin mi bilmem? Hep öteye öteye uzar. Gövdenin toprağa kök salmış rahatlığından bir kaçıştır bu. Özgürlüğe susamışlıktır. Genç hastalığıdır. Ağac dalı kompleksine tutulmuş kişi tedirgindir. Insanların ağaç dallarını budayıp gövdeye yaklaştirdıkları gibi, yakinları onun icindeki bu Adako'yu da budarlar. Onu gövdeden ayırmamak icin elinden geleni yaparlar. Kimi insana ne yapılsa yararı olmaz. Asi daldır o. Ayrılır. Balta işlemez ona."