Ben geçmişe takılıp kalmaktan uzak bir ömür diliyorum kendime.
Kendi ayaklarım üzerinde durabildiğim, kendimi keşfedebildiğim, kağıtlara sadece kendimi yazacağım yılları düşlemek istiyorum.
Bir faydası olmayan yazıları yazıp yazıp çöp tenekelerini kirletmek istemiyorum.
Bambaşka biri olarak hayatımı sürdürmek, kendimi sevmek, kendimle sevilmek, kendim olduğum için gurur duyarak yaşayacağım başarılı bir hayatın hayalini kuruyorum.
Değişim, gelişim için olmalıdır. Mevzubahis gelişmenin insana kattığı güzellikler ve derinlikler iken, olgunlaşmanın ve ham hayatın bilincinde; mevcut dünyamızın yanında, farklı bir dünya oluşturup, bu dünyalarının içinde, gizemli özümüzün ne ve nasıl olduğu bulmak, araştırmak, yorumlamak, desteklemek, gücümüzü keşfetmek ve yenilenmek için her türlü çaba ve gayrete hazır bulunmak gerekecektir.
Mümkün ölçüde yalnız bunu diliyorum.
Buna karşılık, hayvanlar ölümden, gerçekte onun ne olduğunu bilmeksizin ve gerçekliği içinde onunla asla yüz yüze gelmeksizin içgüdüsel biçimde kaçmaktadır, tıpkı bu ihtimali sürekli aklının bir köşesinde tutan bir insanın yaptığı gibi.
Dolayısıyla mutluluk her zaman gelecekte, değilse geçmişlerdir ve içinde bulunulan an, rüzgârın güneşli bir vadinin üzerinde sürüklediği küçük kara bir buluta benzetilebilir; bulutun önünde ve arkasında her şey pırıl pırıldır, sadece kendisi her zaman bir gölge düşürür. Bundan dolayı içinde bulunulan an her zaman yetersizdir, ama gelecek belirsiz ve geçmiş geri döndürülemezdir.