Kapı önlerinde duran içlerinde renkten yoksun ölü bitkilerin sarktığı saksılar, paslanmış bir bisikletin sepetine bırakılmış boş şişeler, teneke kutular ve plastik torbalar. Bu şeylerde, sadece benim anlayabileceğim gizli bir anlam vardı sanki.
Yazarı o kadar beğenirdim ki o yüzden araştırmadan aldığım bir kitap oldu ama rezalet hiç beğenmedim. Bir anda geçmişteler bir anda gelecekte, cümleler karmakarışık bunlar yetmez gibi karakterler her nesneye bir isim uydurmuş onları aklımızda tutacağız bir de… Okurken çıldırdım ve yarıda bıraktım. Konu olarak güzel ama okuması çok zor. Karakterin yaptığı işler o kadar ayrıntılı anlatılıyor ki sıkılıyorsunuz.