Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İbadetlerin sırlarını, gerçek mâna ve önemini kavrayan kimi âlimler namaz kıldığı, oruç tuttuğu halde, hâlâ çirkin işler yapan ve fenalıktan sakınmayan kimseyi, abdest alırken yüzünü, eline su almadan üç kere yıkayan kimseye benzetmişlerdir: Uzaktan bakan onun abdest aldığını zannetse de o gerçekte abdest almamaktadır. Peygamberimiz "Oruç tutan öyle insanlar vardır ki, kârları sadece açlık ve susuzluk çekmektir" (İbn Mace, "Sıyâm", 21) derken bu durumu kastetmiş olmalıdır.
İslam mede. niyeti dediğiniz Arap medeniyeti değildir. Dilinde Yunanca vardır, İbranca vardır, yani Yunan felsefesini, bilimini ölümden kurtaranlar Müslümanlardır, oradan girmişiz. Meslektaşın biri, bana, "Yunanca ayrı bir medeniyetin dili" demişti. "Hangi medeniyet?" diye sorduğumda, "Eski Yunanca mesela" diye cevap verdi. "İnsaf" dedim, "800'lerde İslam tâifesi bu tarafta Yunanca tercüme yapıp kullanırken diğerleri daha ağaçların üstündeydi." İşte tarih yazımını doğru öğrenip yorumlamazsak bu kadar vahim olur. Dolayısıyla ayrım yapamazsınız, tarihi tümüyle okumak ve bilmek zorundasınız.
Modernleşmeye de aslında fazla anlamı olmayan bir kurum olarak bakmak gerekir. Çünkü modernleşme, insan cemiyetinin değişmesini belirli kalıplarla izah etmeye çalışan fakat bunun ötesinde inşa etmeye de kalkan görüşü ifade eden bir sözcük oluyor.
Bunun için bunu dikkatli kullanmamız lazım.