“Hayatta her şey kötüye gidebilir, aşk hariç. Yeter ki bitkin düşen bocalayıp tökezleyen zayıf iradeli biri olmasın, aşk hiçbir zaman yolunu şaşırmaz.”
“Bilmem,” diye güldü genç, “sadece sevdim seni. O kadar çok sevdim ki bırak senin gibi capcanlı bir kadının kalbini, taşı bile eritmeye yeterdi aşkım.”
O zaman aşkın ne olduğunu bilmiyordum. Aşkı hiç tanıdım mı? Bundan şüphe edilebilir ; çünkü gerçekten sevseydim duygularımı kibire, açgözlülüğe kurban edebilir miydim? Hatta dahası onun duygularını kurban edebilir miydim? Ama ettim. Onun sevgisinin ve arkadaşlığının tüm korkularından arındıracağı daha yoksul bir hayattan kaçmak için zenginliğe adım atarak o hayatı cennete çevirebilecek her şeyi kaybettim.