Bunlardan biri, verili bir yazarla mutlak biçimde örtüşme izleğini ana hatlarıyla ortaya koyan, Novalis'in kaleme aldığı filolojik bir belge... (Dresden basımında 2005'inci sayfa). Ötekiyse, Isa'yı getirip bir ana caddeye, Hamlet'i La Cannebière'e ya da Don Quixote'yi Wall Street'e oturtan o "olsa da olur olmasa da" kitaplardan biri. Bütün ince zevkli kişiler gibi Menard da, kendi deyimiyle "avam tabakasının anakronizma zevkini beslemeye ya da (daha kötüsü) bizi bütün dönemlerin aynı ya da farklı olduğu yolundaki basit düşünceyle tavlamaya yarayan" bu gereksiz şaklabanlıklardan nefret ederdi. Ona, uygulamada çelişik ve yüzeysel görünse de, daha ilginç gelen şey Daudet'nin ünlü tasarımıydı; Yücegönüllü Bey'le uşağını, Tartarin adındaki tek bir kişide birleştirmek...