Hatice Uçar

İnsan “yüreğinin götürdüğü yere” gittikçe dış baskılardan özgürleşir. Sadece onaylanma için yaşayan kişiler, bir süre sonra hayır diyemez ve kendi düşüncelerini özgürce ifade edemez hale gelirler. O halde kendi ruhumuzun seslerini bastırmadan, kendi heves ve beklentilerimizin, umut ve düşüncelerimizin sesini tümden kısmadan yaşamaya gayret etmeliyiz.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Hayat güzellik peşinde bir yolculuk, onu bulmak istiyorsan gittiğin yere götürmelisin,”demiş bir arif. Güzelliği arıyorsan önce sen güzel ol.
İnsan, insanı tanımak için ne kadar da az zaman harcıyor.
Yüreğimizi vererek sevmeye, bütün ruhumuzla bilmeye bu kadar ihtiyacımız varken benliklerimiz dış dünyanın yüzeysel ilgilerine kayıyor. Çünkü uyuşma çağındayız, varlığa ıstırap veren her şeyden kaçıyoruz.
Bir vakit, ikimiz de sustuk. Neden sustuğumuzu bilmiyorum ama o an telefondaki sessizlik ikimizden doğmuyormuş gibi geldi bana. Sessizlik kılığına bürünmüş başka bir şey vardı sanki, aramızda, öylece duruyordu.