Hemen her yerde bağımlılıklara rastladım. Örnek vermem gerekirse: Olumsuz sonuçlarına rağmen alışveriş bağımlılığı. Olumsuz sonuçlarına rağmen sevdiklerini kendinden uzak tutma bağımlılığı. Olumsuz sonuçlarına rağmen hayal kurmaya devam etme bağımlılığı. Olumsuz sonuçlarına rağmen sürekli sosyal medyayı kontrol etme bağımlılığı. Olumsuz sonuçlarına rağmen kaygı bağımlılığı.
Hocanın ismi Mustafa idi. Bir gün bana dönüp, 'Oğlum senin de ismin Mustafa, benim de. Bu böyle olmayacak. Arada bir fark bulunmalı. Bundan sonra senin adın Mustafa Kemal olsun' dedi. O zamandan beri adım filhakika Mustafa Kemal kaldı.
Çevrimiçi sözlüklerde kaygının tanımı, "Tipik olarak yaklaşan önemli bir hadise ya da sonucu belirsiz eylem karşısında duyulan endişe, huzursuzluk ve gerginlik hissi" olarak geçiyordu. Bu da eh, hayattaki hemen hemen her şey demekti. Gerçekleşmesi beklenen hemen her olay muallak olurdu ve hayatımızda emin olabileceğimiz tek şey her şeyin belirsiz
olduğu iken, kaygı hemen her yerde, her koşulda ve günün herhangi bir saatinde ortaya çıkabilirdi.