Hoşça Bak Zâtına Kim Zübde-i Âlemsin Sen Ey dil ey dil niye bu rütbede pür gâmsın sen Gerçi vîrâne isen genc-i mutalsamsın sen Secde-fermâ-yi melek zât-ı mükerremsin sen Bildiğin gibi değil cümleden akvâmsın sen Rûhsun nefha-i Cibril ile tev’emsin sen Sırr-ı Hak’sın mesel-i İsi-i Meryem’sin sen Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen Merteben ayn-ı müsemmâdadır esmâ sanma Merciin Hâlik-i eşyâdadır eşyâ sanma Gördüğün emr-i muhakkakları rü’yâ sanma Başkasın kendini sûretle heyûla sanma Keşf ile sâbit olan mâ’niyi dâ’vâ sanma Hakkına söylenen evsâfı müdârâ sanma Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen İnleyip sırrını fâşeyleme ağyâra sakın Düşme bilmezlik ile varta-i inkâra sakın Değmesin âhların kâkül-i dildâra sakın Sonra Mansûr gibi çıkman olur dâra sakın Arz-ı acz etmeyesin yâreden ol yâra sakın Bulduğun cevher-i âlîleri bîçâre sakın Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
Şiir
Yolda tek tük görünenler çekilir evlerine; Gece sessizliği semtin yayılır her yerine. Bir ziyaretçi derin zevk alarak manzaradan, Unutur semtine yollanmayı artık buradan. Gizli bir his bana, hâtif gibi, ihtar ediyor; Çok yavaş, yalnız içinden duyulan sesle, diyor: Gitme! Kal! Sen bu taraf halkına dost insansın; Onların meşrebi, iklimi ve ırkındansın. Gece, her yerdeki efsunlu sükûnundan iyi, Avutur gamlıyı, teskin eder endişeliyi… Yahya Kemal Beyatlı
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gece, şi'riyle sararken Koca Mustâpaşa'yı Seyredenler görür Allâh'a yakın dünyâyı. Yolda tek tük görünenler çekilir evlerine; Gece sessizliği semtin yayılır her yerine. Bir ziyâretçi derin zevk alarak manzaradan, Unutur semtine yollanmayı artık buradan. Gizli bir his bana, hâtif gibi, ihtâr ediyor; Çok yavaş, yalnız içimden duyulan sesle, diyor: "Gitme! Kal! Sen bu taraf halkına dost insansın; Onların meşrebi, iklîmi ve ırkındansın. Gece, her yerdeki efsunlu sükûnundan iyi, Avutur gamlıyı, teskîn eder endîşeliyi; Ne ledünnî gecedir! Tâ ağaran vakte kadar, Bir mücevher gibi Sünbül Sinan'ın rûhu yanar. Ne saâdet! Bu taraflarda, her ülfetten uzak, Vatanın fâtihi cedlerle berâber yaşamak!..."
Oğul, hatif üçtür. Biri, Allah’ın; biri melaikenin; öbürü şeytanındır. Cihetsiz gelen hatif Rabbani’dir. Ta tepeden gelen de melaikenindir. Sağdan ve soldan gelirse o zaman düşün, buyurdular. Ben de: ((Ali ustanın hatıraları---Şeyh şerafettin dağıstani))

Serkan KAYA

@Leibnizsirius
·
-İnsanda binbir tane kötü ahlak vardır. Sen bu tarikata girmeden evvel bunların hepsi sende mevcuttu. Bu Nakşbendi yolunda yapılan ibadetle sende bu kötü huylardan iki tane kaldı. Birisi gazap, diğeri şehvet. Onları da bu hafta içinde icra ettin ya, dedi. Ben ağlamaya başladım. Onlar da başbaşa verip konuşmaya başladılar. Hakikaten o hafta içinde şehvetime ve gazabıma yenilerek iki büyük günah işlemiştim. Bir süre sonra Şeyh Efendi döndü bana: -Yeter artık Ali Usta, affettik seni, dedi. O vakit ben dedim ki: -Şeyhim, sen benim yaptığım bu işleri gördükten sonra. Resul-ü Ekrem muhakkak gördü. Allah bizzat her şeyi görür. Sen affettin ama onlar da affeder mi? -Biz onların kapıcısıyız. Bizim yaptığımızı onlar reddetmez, Ali Usta. ((Ali ustanın hatıraları---Şeyh şerafettin dağıstani))
#bugünkükelimemiz #hâtif
Ölümü çok mu hafife alıyorum ölümü çok mu hafif sanıyorum Ölüm hep hatif aslında|
Ben Bana, Bin Tane Göğü, Bin Tane Söyledim.