Beklemek, bir şeyin yoluna ve haline girmesini beklemek, beklerken olacak olanın olması için gereken her türlü başka hale geçişlere, kalışlara tahammül etmek ne zor şeydi. Başı da,ortayı da , sonuda bilip beklemek ne tahammülü güç şeydi.
Ben istiyordum ki, hayatımın bütün pürüzlerinin üstünden ince bir zımpara olarak geçsin, o her kendime dönüp baktığımda göğsüme batan kıymıkları az da olsa cilalasın, beni perdahlasın. Yatağına şöyle bir baktımda ; bu mu yapacaktı bunları? Akılsız bir adam olduğuma iyiden iman ettim. Allah bu akılsızlığı bana alın yazısı olarak öyle bir yazmış ki, her gelen buna imana gelecek,
İçim kızgınlık, kırgınlık, bilmediğim ve bilemediğim iki öfke çeşidi ve kalabalıkla halaç pamuğu gibiydi. Nasıl bir olayı on kişilik bir kalabalığa anlatır da insan en makul şeye bile tersten bakan, en haklıyken bile insan haksız bulan, en zarifken manasız bulan birileri muhakkak bulunur ya,