Biz demokrasi için kavga vermiş bir millet değiliz. Atatürk’ün zoruyla, çünkü o zorlamasa kimsenin aklına böyle bir kurtuluş savaşı da gelmiyor, bir bağımsızlık kavgası yaşamışız. Bunun sonucunda Atatürk, istese çok yakışıklı bir padişah olabilecekken, bize dev bir kıyak yapıp demokrasiyi armağan etmiştir.
Padişahtan ne farkı vardı? Hatta padişahtan daha padişahtı yetki bakımından. 1909'da zaten osmanlıya meclis gelmişti, yani cumhuriyet ile yeni gelen bir şey yok aksine yeni cumhuriyet ile seçimler ve meclis işlevsiz hale getirilmiştir. Bunu artık yakın tarihte en taraftar uğur mumcu gibiler bile itiraf etmektedir, ilk devir antidemokratik bir tek parti ŞEFLİK (Führer) devridir. 27 sene seçim yapılmadı, parti kurdurulmadı, grev ve sendika hakkı verilmedi, bugün solcular bilmez ama en cok komünist tutuklaması ve 1 mayıs yasaklaması 1923-30 arası yapıldı. Her şey yasaktı, yasak demek bile yasaktı. Parti il başkanları aynı zamanda vali idi. Avukatsız temyizsiz mahkemelerde binlerce insan tek sözle kılık kıyafete aykırlıktan yok edildi, tek bir referandum yapılmadan halkın dininin diline kadar ne giyip ne konusacağına neye inanacağına kadar değiştirildi. Her dedikleri kanun oldu hatta ayet gibi oldu sorgusuz sualsiz tapıldı, seçilmeden milletvekilleri listeden atama usulü ile yerleştirildi. Halk oyu ile ilk basbakan ta 1950'de Menderes ile seçildi onu da yine kendine atatürkçü diyen askerler idam etti, on sende bir darbe yaptılar hatta 28 şubat geliyor en yakında olanın yıldönümü. Hangi demokrasi Allah aşkına. Zira bu bir hakaret değil tarihi gerçekliktir, bizzatihi kendisi de bu durunm şu sözlerle ifade etmekteydi.(1930lar) "Bugunkü manzara aşağı-yukarı bir dictature (diktator) manzarasıdır." Diğer ifade: "Ben öldukten sonra arkamda kalacak muessese, bir istibdat (despotluk) muessesesidir."
Ey millet! Allah birdir, şânı büyüktür. Allah’ın selameti, atıfeti ve hayrı üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur ve
Atatürk hutbe de vermiş bir liderdir. Hatırlıyorum da lisedeyken diyanetin yayınladığı ders kitabında geçiyordu ve hoca bunu bize defalarca okutmuştu. Dinsiz olan birisi hutbe verecek kadar dini bilgiye sahip değildir ki Atatürk'ün annesi dinine bağlı bir kadındı. Ayrıca dinsiz olsa bile ne fark eder dinle bu ülkeyi yönetenleri de görüyoruz...
Köy Enstitüleri için en iyi övgüyü Tevfik İleri yazmıştır:” Bugün dileğimiz, Türkiye için çok faydalı olan bu Köy Enstitüleri davasının muvaffak olması, gerçekleşmesidir...”
Bunu yazan Tevfik İleri, Eğitim Bakanı olunca 1954’te çıkarttığı yasayla Köy Enstitülerinin kapanmasını sağladı. Gel de inanma “politika ikiyüzlülük sanatıdır ve insanı insanlıktan çıkarır” diyenlere...
1954'e gelene kadar zaten elli kere kapanmıştı. Ders programı değiştirildi,öğretmen okulu kapatıldı,kitaplar basılmadı,kurumu savunan Tonguçlar işten el çektirildi. 54'te sadece kapanan kurumun tabelası değişti. 1948'de Sovyetleri bırakıp ABD ile anlaşmalar imzalanınca komünist yetiştirildiği gerekçesiyle İnönü hükümeti tarafından acıldıgı gibi yine kendileri kapattılar.Tamamen siyaset,zaten siyasi olarak açıldı siyasi olarak da kapatıldı
youtube.com/watch?v=3CklblO...
Homofobi hastalıktır.Tedavi edilmesi gerekir.Ortaçağdan kalan bir anlayışın kalıntılarıyla yetinip, kendi ahlak anlayışını inşa edemeyen, kendini doğduğu kültürle sınırlayıp, bunun için bedel ödemişçesine buna sarılan insan, ne zavallıdır.
Homofobinin hastalık olduğunu hangi bilim kabul edip onaylıyor da bunu ilan edip ahkam kesiyorsunuz? Bunu bilim mi ilan ediyor yoksa dini ve ideolojik görüşleri haftalık modalaştırılan yapay gündemlerle belirlenen macera peşinde farklı olayım tanınayım,aykırı olayım zeki gözükeyim heyulasındaki ergenler mi? Herkes istediğini sevip istediğini sevmeme hakkına sahiptir kimsenin sizin cinsel tercihlerinizi alkışlama zorunluluğu yok, kimseye fikir dayatamaz, ele geçirdiği maddi manevi psikolojik iktidar ile ideolojinizi psikolojik baskı ile dayatamazsınız. Sana göre o hastalıksa yüz milyonlara göre homoseksellik hastalıktır. Hatta bende bir hastalık keşfediyorum şuan "homofobifobisi" evet sizde hastasınız şuan. Ne kadar mantıklı? Bu tartısmanın sonu yok. Homoseksuellikten nefret edilmesi bu yeni yetme dayatmanın kabul edilmemesi onaylanmaması aile ve cinsiyet yapısının korunmasının istenmesi hastalık değil tercihtir, herkes tercihinde hürdür. Ayrıca ortaçağ diye aşağıladığınız dönem avrupa için çağlar gerisinde kalan gerici bir asır olabilir,aynı dönemde Endülüs zirveler zirvesindeydi, ezber duvar yazısı slogancısı oldugunuz ne de belli.
Homofobi psikiyatrik kökenli bir kelimedir.Dolayısıyla bilimseldir.Senin homoseksüelliği “bana göre hastalıktır” diye tanımlama imkanın yok çünkü bilim bunu reddeder.Kaldı ki LGBT hakları insan haklarıdır,her ideolojiden olabilir bu insanlar.Bir ideoloji sınıflandırmasına girmen çok komik.Kimse kimseye bir şey dayattığı yok,bizim tek derdimiz heteroseksüel bireylerin çoğunlukta olduğu bir toplumda,diğer cinsel yönelimlerin de varlığının tanınması ve saygı duyulması.Aile yapısı bireylerin cinsel yönelimlerini özgürce yaşadıkları bir düzen ile bozulacaksa da canı cehenneme.Aslolan insan haklarıdır.Konuyu ne kadar alakasız,saçma sapan bir yere çekiyorsunuz.Ezber duvar yazısı slogancısı gururla sunar.