“Masson yavaş yavaş konuşuyordu. Her söylediği sözü, ‘hatta dahası da var,’ diye tamamlamayı huy edinmiş olması dikkatimi çekti, bunu, cümlesinin anlamına yeni bir şey eklemese de yapıyordu. Marie için bana, ‘Çok güzel kız, hatta dahası da var, çok hoş,’ dedi.”
“Ona evini çok güzel bulduğumu söyledim. Cumartesi, pazar günleriyle bütün tatil günlerini orada geçirdiğini anlattı bana. “Karımla pek anlaşırız,” diye de ekledi. Tam bu sırada, karısı da Marie’yle beraber gülüyordu. Belki ilk defa, evlenmeyi ciddi şekilde düşündüm.”