Tilmiyz

Tilmiyz
Derin soluklarla yürümeye devam et Yol, terbiye eder insanı
Yüksek Lisans
kendinin ücrasında
644 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 17:05
Nasibiniz size, siz nasibinize varıyorsunuz, ezelden ebede ilahi bir ölçü bu sanırım. Onu Konuşmak, ona koşmak ona konabilmek ona yakın ve yakin olabilmek için hersey.. Kitabın ismindeki çekicilik ve bunun bende peyda ettiği mekân ve zaman üstü anlam ilgimi çekmisti.."Sizi Buraya Ne Getirdi"   Yazarımız psikoloji alanında farklı bir anlayışı örnekleyen bir eserle karşımıza çıkıyor. Pek popüler olmayan hatta Batı dünyasında bir dönem Freud gibi dönemin biliminde tekel oluşturan bir cenah tarafından sert eleştirilere maruz bırakılan ancak  Carl Gustav Jung ile keşfedilip onun zorlu hayatıyla perçinlenerek psikoloji mecrasında yeniden hayat bulan "kolektif bilinçdışı" ve onun bizim medeniyetimizdeki karşılığı olan "Nefs Bilimi" eserimizde ana tema olarak dolaylı karşımıza çıkıyor. Bu anlayış, İnsanın farklı bir gerçeklik boyutu olan bilinçdışına ve bu bilinçdışının kolektif yapısını ana eksene oturtarak ona ulaşabilme, onun bilinçimizle iletişim  haline geçme yolu olan "Rüyalar"ı merkeze oturtuyor. Rüyaları sıradan ve önemsiz olarak gördüğümüz hülyalar değil; varlığımızın kendi derinliğinden bize gösterdiği, senaristliğini ve oyunculuğunu yaptığı bir tiyatro olarak gören bu felsefe, "rüya terapisi" yle insanın bilinçdışı veya gölgeleriyle semboller üzerinden okumalar yapılıyor. İnsan oluşumuzun gizemli ve bir o kadar sırlı bir hakikat boyutu olan rüyalarımızı bilinçdışımızın bize farketmemiz için yazdığı mektuplar ve gösterdiği sahneleri olarak değerlendirip, bu metot üzre gölgelerimizden bilincimizin yüzeyine çıkan sembolleri görüp, okuyup analiz ederek çözümlemeler yapılıyor.. Mustafa merterin "Dokuzyuzkatlı Insan" ve "Nefs Psikolojisi" gibi eserleriyle önümüze yeniden getirdiği; Mevlana, İbni Sina gibi öncülerle kadim İslam Medeniyetinin pisirdiği bu insanı anlama ve
Sizi Buraya Ne Getirdi?Nursena Balatekin · Ketebe Yayınları · 2025167 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
onurlu ve mazlum bu sese katkı sunmak dileğiyle..
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 11:24
Taha Kılınç kariyerini ve canını ortaya koyarak istismar ve gözardı edilen bir hakikati;  DoğuTürkistan'ın unutturulmaya çalışılan yetim davasını karanlığa ve onun köhne zalimlerine inat gür ve cesur bir sesle haykırmak için tehlikeli bir seyr-u sefer etmiş. Bu mübarek yolculuk ve bereketli bu eserle hakikate dair çok boyutlu çok katmanlı gözlemler, derinlikli incemeler ve ufuk açıcı analizlerle yıllardır sesi kıstırılan, kalbi yolunan  mazlum ve mağdur  DoğuTürkistan halkına reva görülen modern vahşetleri insanı hayrete düşüren örnekleri ve gür nidası ile yeniden gündemimize taşıma çalışıyor. Yazarımız yolculuğun nedenliği, hazırlık aşamaları, gezi planı ve seferin stretejik felsefesiyle başlıyor eserine. Bu bağlamları seyehatin ilerleyen aşamalarında gelişen olay ve gözlemleriyle zihnimize iyice oturtacak misaller, beyanlar ve tespitler de fevkalede sağlamlaştırıyor. Özellikle eserde anlatılanlarla ilgili karşılaştırılmalı renkli resimlerin konulması hem konunun ciddiyetini, hem eserin güvenirligini hem de  vakıanın ne kadar acı olduğunu göstermesi bakımından çok etkileyici olmuş. Eserimiz öncelikle DoguTürkistan'ın tarihini, onun Abdülkerim Buğra Han ile başlayan İslamlaşma sürecini, sovyetler birliği tarafından işgali ve Çin eliyle başlayan istilasını ve özellikle bu dönemlerde emperyalizme karşı direnen ve toplumu diriltmeye çalışan Muhammed Yakub bey, Sabit Dâmolla ve Osman Batur gibi kahramanlarına bilhassa yer veriyor.. Çin-Rusya çıkar politikaları arasına sıkışan DoğuTürkistan'ın varolmak için verdiği mücadele özet denilecek bir tarzda eserde yerini alıyor. DoğuTürkistan'ın komünist Çin tarafından ilhak edilmesi sonrası bu bölgede hakimiyetini güçlendirmek için geliştirdiği politikalar ve barbarca baskılarını tüm gerçekliğiyle belgeliyor. Yazar, 
Kayıp Coğrafyanın İzindeTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20251,087 okunma
Manaya bir ayna olması dileğiyle..
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2025 22:40
Taha Kılınç, yine belgesel tadında bir eserle  kalplerimize dokunmuş. Güzide ve mert bir dille konuşmuş karanlık bu çağa; yetim bir mecrayı ve onun davasını haykırmak için.. Kalemi hep yetimin, mazlumun, mağdurun, yüreği yorulanın, yolunanın sesi olmaya yeminli gibi.. Yazarımız, eserinde dününde bugünunde zulüm ve vahşet deneğine dönüşen Filistin halkına, tarihin eşsiz barbarlıklarını reva gören kötülük membağı israilin kuruluşunu önemli örnek ve analizlerle irdeliyor. Bilimsel bir araştırma bağlamında eser lakin sade, akıcı ve okuyucuyu cezbedici bir üslupla Filistin'i ve onun tarihini, israil/İngiliz ilişkileri üzerinden işleyerek hayatımızın kosturmacası içerisinde ihmal ettiğimiz ve bugün de adım adım ihlal edilen Kudüs temasını tekrar karşımıza çıkarıyor. Yazar bu minvalde, bizi tarihsel bir sefere çıkararak hem bilge bir bilinç oluşturmaya hem de kendimizi sigaya çekme imkanı yaratarak ödevlerimizin idrakine ermemize yardım ediyor. Hakikatin, tarihin ve insan olmanın  kendisine yüklemiş olduğu  o ulvi sorumluluğu  bir kez daha kalem ve Kelam ile yerine getirmeye gayret eden yazar, tarihsel üslubun soyut ağırlığı ve sıkıcılığından sıylırarak kendisini  tatlı ve hafif bir perspektifle, tarihsel bilgiyi gerçek bir hayat hikayesiyle harmanlayarak temasını incelikle dokuyor. Yazarımız; israilin, İngiliz çıkarları ekseninde yeniden yapılandırılıp varoluşunu anlatırken kayıp ve kadim bir dilin yeniden dirilmesiyle,  bu dil üzerinden siyonizmin bir gelişim felsefesi oluşturma çabasına dönüşmesini, eşine az rastlanır bir fedakarlık örneğiyle anlatıyor. Eser; dini kitaplara hasredilmiş bir dil olan ibranicenin yeniden bilimin, fikirlerin, duyguların ve  sosyalitenin dili olmasını,  günlük hayatın içine taşmasını ve bir kavimden ortak gaye ve ideallerle bir milleti yeniden
Dil ve İşgalTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20241,065 okunma
demi, demlenmeye dönüştürdü, varolsun daim..
8/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2025 22:53
Yazarla ilk tanışmak oldu, bir mektuptu sanki yanmış bir yürekten yanmanın baharında olan yüreklere .. Yazarımız kısa satırlarla uzun uzun ve derin bir solukla konuşmuş, ince ince dokumuş eserinde, hep diplerden sızanları, sızılardan sızıya taşımış kelimeleri. Derinlerden bir anlam menbağı çıkarıp; bana ve sana bir serinlik hazırlamış. Bizi kavuran, boğan, yoran ne varsa; yorgun duygular çöplüğüne çevirdiğimiz içimize atılmış iniltileri az da olsa bize göstermeye cehd etmiş. Yazar bir ayna olmak istemiş bazan kendini bile unutan,  varlığını görmeyen veya göremeyen bize.. konuşmuş, koşmuş yazar ve edebiyat kavi bir ses olmuş kelimeler ise yara izine dönüşmüş.. Ne var ise, o olmuş o düşmüş o birikmiş..kitaba döner isek, iyisinden bir seyrü sefere çıkartıyor sizi yazar, belgesel tadında kendi iç aleminize yolculuğunuza rehberlik ediyor. Yazarımız eserini Üç tema üzerinden, iki somut/soyut kurguyla inşaa etmiş. Araları edebiyatın gâyesinden, inceliklerinden ve yazarlığın görevlerinden kısa bilgiler serpiştirerek ikmal etmiş. Birinci temada torunuyla özlemle konuşan bir nine üzerinden seslenmiş bize, çağdan çağa, kalpten kalbe, hayat biçimlerinin farklarına onlar üzerinden bir yaşam felsefesini billurlaştırmaya çalışmış. Dinlendiren sade bir hikayeyle zamanın tuzaklarını, kayboluşları, insanın bataklıklarını göstermeye özen göstermiş burada. İkinci temada doğup büyüdüğü evin odalarında hasret ve özlem duyduğu maşukuyla buluşma adımlarını, çabalarını ve keşkelere dönüşen hasretlerden bahsetmiş.  Bazan bodrumlarda bazan bir kapı eşiğinde bazan bir pencere önünde.. ve bunları hep bir sembol kılmış içindeki yara izlerini işaret eden.. onlar üzerinden  insanın daim kendisiyle yabancılaşma yolculuğunu, içini deşmelerini, geç kalışları, kendiyle buluşamamalarını distopik
Kalbin Arka OdasıAyşegül Genç · Muhit Kitap · 2020339 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2023 19. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2023 19:40
Bu bir inceleme değildir, bu hakkı gasb etmeye yeltenebilecek ruhu çoktan çürütmüşümdür... Burda anlatılanları öğretmişlerdir size,  iyi bilirsiniz. Hatta pek âla bilirsiniz... Tohum saçılmıştır, lakin ve fakat toprak kurak ve çoraktır, vâdinin iki yakası ya da yârası .. vuslata hasrettir. Katı bir gurbettir kavuran, toprağı mezar kılınan bu tohuma... Bilgi içre mekanikleştiğiniz monotonluğa gömüldüğünüz melali halinize bir şifa umudu bulursunuz. Ve o gelir, gölgelerin ardındakini ifşâya ahd ve cehd etmiş şair gelir, Anılarını/canlı ruhunu/sancak yeşili yangınını/nâr korunu; "Gök kıyısına, çicek duvarına.." yazan, nakşetmek isteyen bilge gelir... Gecenize ve karanlığınıza ve de tenhalığınıza: "bir kaç eski ölünün kemiğini fosforladım, ışıklarını arttırdım bin yıl sonraki çocuklar için.." nidâsı ve nahifliğiyle elinde yeniden dirilişe çağıran bir sûr ile gelir.. Kuyuya dönüşmüş içinize,  derinliği artmış sürgününüze kıyametî bir mâna  aşılamaya gelir... Leyla ile, Suna ile kurutulan toprağa, "Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin" hakikatiyle gönlünüzdeki perdeyi aralamaya gelir. süretin ve nesnenin ve de gölgenin ardındaki  mânayı izhara gelir.. Şair, üzerimizde ölümsüz iz bırakan bu çağda, kirliliğimizden kadim bir yolla arındırmaya çalışıyor. Sizi ilahi öğretiye çağırarak varlığınıza "ölümsüz çamaşırlar" giydirmeye çabalıyor. Her satıra ilmek ilmek  bilinç dokumuş, her safhaya buram buram hikmet ve tecrübe bırakmış size. Yolun sahibi için, yola çıkanın yoluna hoş bir sadâ bırakmış.. Şimdi, taze bir muştuyla ona kapıldım Henüz bir adım dahi yaklaşamamışken yola, ne diyebilirim ki sevgilisiyle mütmain olan maşuku ve onun derinliğini tasvire... Ey şair, Ey bilge: “giydiklerin öyle ölümsüz büzülmüş ki
1000k
Kıyamet AşısıSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20171,807 okunma